23 Şubat 2020 Pazar
Tekasür Suresi Okumak 1000 Adet Ayet Okumaya Denktir.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
Bir kimse bir gecede 1000 ayet okursa Allah'a, kendinin yüzüne güler bulduğu halde mülaki olur. "Ya Resulallah bin ayet okumaya kimin gücü yeter?" diye sorulunca, Resulallah besmele ile " Elhâkümüttekâsür"ü (Tekasür suresini) sonuna kadar okudu da şöyle buyurdu: Nefsim yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, bu sure bin ayete bedeldir.(Hz. Ömer (r.a.) dan. Ramuz 439/2)
Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm.
1- Elhakümüt tekasür
2- Hatta zürtümülmekabir
3- Kella sevfe ta'lemun
4- Sümme kella sevfe ta'lemun
5- Kella lev ta'lemune ılmel yekıyn
6- Le teravünnelcehıym
7- Sümme leteravünneha aynelyakıyn
8- Sümme le tüs'elünne yevmeizin anin neıym
Anlamı
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
1- O çokluk kuruntusu sizleri oyaladı,
2- Ta kabirlere kadar gidip ziyaret edişinize kadar!
3- Öyle değil, ileride bileceksiniz!
4- Sonra yine öyle değil, ileride bileceksiniz!
5- Öyle değil, kesin olarak bilseniz,
6- Andolsun ki, cehennemi mutlaka göreceksiniz!
7- Sonra yine andolsun ki, onu yakın gözüyle göreceksiniz!
8- Sonra andolsun ki, o gün her nimetten sorgulanacaksınız!
Bir kimse bir gecede 1000 ayet okursa Allah'a, kendinin yüzüne güler bulduğu halde mülaki olur. "Ya Resulallah bin ayet okumaya kimin gücü yeter?" diye sorulunca, Resulallah besmele ile " Elhâkümüttekâsür"ü (Tekasür suresini) sonuna kadar okudu da şöyle buyurdu: Nefsim yed-i kudretinde olana yemin ederim ki, bu sure bin ayete bedeldir.(Hz. Ömer (r.a.) dan. Ramuz 439/2)
Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm.
1- Elhakümüt tekasür
2- Hatta zürtümülmekabir
3- Kella sevfe ta'lemun
4- Sümme kella sevfe ta'lemun
5- Kella lev ta'lemune ılmel yekıyn
6- Le teravünnelcehıym
7- Sümme leteravünneha aynelyakıyn
8- Sümme le tüs'elünne yevmeizin anin neıym
Anlamı
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
1- O çokluk kuruntusu sizleri oyaladı,
2- Ta kabirlere kadar gidip ziyaret edişinize kadar!
3- Öyle değil, ileride bileceksiniz!
4- Sonra yine öyle değil, ileride bileceksiniz!
5- Öyle değil, kesin olarak bilseniz,
6- Andolsun ki, cehennemi mutlaka göreceksiniz!
7- Sonra yine andolsun ki, onu yakın gözüyle göreceksiniz!
8- Sonra andolsun ki, o gün her nimetten sorgulanacaksınız!
Yorgunluk, Halsizlik, Bitkinlik İçin Okunacak Dualar
Eğer kendinizi halsiz bitkin yorgun his ediyorsanız devamlı size tavsiyem 200.kere Sadece Sübhaneke duasını okuyun ister tek seferde okuyun isterseniz bir kaç seferde okuyun ama Sayı 200 olacak siz bile şaşıracaksınız Allah'ın izniyle
Arşı yaratınca Allahu Teala 4 meleğe emretti taşıyın diye.
Takat getiremeyip dizleri üstüne çöktüler.
1.si Subhaneke Allahümme ve bihamdik dedi.
2.si Ve tebareke’smük
3.sü Ve teala ceddük
4.sü Ve la ilahe gayrük dedi.Ve Arşı taşımaya güçleri geldi.
Arşı taşıyan meleklerin tesbihidir Subhaneke Duası.
Kaynak:Mızraklı İlmihal, Osmanlıca olanının kenar yazılarında yazıyor hatırladığım kadarıyla.
Arşı yaratınca Allahu Teala 4 meleğe emretti taşıyın diye.
Takat getiremeyip dizleri üstüne çöktüler.
1.si Subhaneke Allahümme ve bihamdik dedi.
2.si Ve tebareke’smük
3.sü Ve teala ceddük
4.sü Ve la ilahe gayrük dedi.Ve Arşı taşımaya güçleri geldi.
Arşı taşıyan meleklerin tesbihidir Subhaneke Duası.
Kaynak:Mızraklı İlmihal, Osmanlıca olanının kenar yazılarında yazıyor hatırladığım kadarıyla.
Rızık Gelmesi, İsteklerin Olması, Sıkıntıların Açılması ve Zalimlerden Korunmak İçin Dua
Ahmed Deyrebî Hazretleri "el-Mücerrebât" isimli eserinin on beşinci babında şöyle demiştir:
Allâh-u Te'âlâ'nın Latîf ism-i şerifi, kadri yüce ve şanı meşhur bir ism-i şeriftir ki bereketi zahir olmuş ve fazileti şamil olmuştur. Zira bu ism-i şerif ile yapılan duaya icabet süratlidir. Rızıkların celbi, isteklerin yerine gelmesi, sıkıntıların açılması, zalimlerin hilelerinin def edilerek helak edilmeleri gibi birçok konuda bu ism-i şerifin pek çok sırrı ve acayip havassı (ilginç özellikleri) vardır. Ulema ve evliyadan bazısı kendi hali ve makamı nisbetinde bu ism-i şerif ile alakalı zikirler hakkında konuşmuşlardır. Şimdi ben de sana bu hususta bazı virdler zikredeceğim:
4. Her kim bir muradının olmasını istiyorsa "Yâ Latîf!" ism-i şerifini dokuz bin kere zikretsin,
ondan sonra:
﴿قُلْ مَن يُنَجِّيكُم مِّن ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ تَدْعُونَهُ تَضَرُّعاً وَخُفْيَةً لَّئِنْ أَنجَانَا مِنْ هَذِهِ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِرِينَ قُلِ اللّهُ يُنَجِّيكُم مِّنْهَا وَمِن كُلِّ كَرْبٍ﴾
Heybetli, Azametli, Mehabetli Olmak İçin Dualar
Salli ve sellim ve bârik yâ 'Azîmü 'alâ seyyidinâ Muhammedini'l-me(kh)sûsi bi'l-(kh)ulüki'l-'azîm"
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا عَظِيمُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدِنِ الْمَخْصُوصِ بِالْخُلُقِ الْعَظِيمِ
"Ey (ulu ve yüce olan) 'Azîm! Salat-ü selam et ve bereket yağdır o zata ki hulük-ı azim (en büyük ahlak) kendisine tahsis edilmiştir."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-'Azîm" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 1020 kere) salat-ü selam ederse, Allâh(-u Te'âlâ) ona izzet ve heybet libasını giydirir. Ayrıca kahra (ezici güce) sahib tüm zorbaların şerrinden onu emin kılar. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l-'âlemîn]
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا عَظِيمُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدِنِ الْمَخْصُوصِ بِالْخُلُقِ الْعَظِيمِ
"Ey (ulu ve yüce olan) 'Azîm! Salat-ü selam et ve bereket yağdır o zata ki hulük-ı azim (en büyük ahlak) kendisine tahsis edilmiştir."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-'Azîm" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 1020 kere) salat-ü selam ederse, Allâh(-u Te'âlâ) ona izzet ve heybet libasını giydirir. Ayrıca kahra (ezici güce) sahib tüm zorbaların şerrinden onu emin kılar. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l-'âlemîn]
20 Şubat 2020 Perşembe
Şiilerin (Şia, Şiilik) Bozuk İnanç ve Amelleri
40 Madde de Şia Akidesinin Batıl Olduğunun İsbatı
1. Şiiler kuranı kerimin tahrif olduğuna inanırlar..ve kuranı doğru olarak bilenlerin sadece 12 imam olduğunu iddia ederler (şianın inanç esasları)
2. Şiiler imamlarının masum olduğuna inanırlar. (el munteka)
3. Şiiler ruyeti inkar ederler.(el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
4. kendileri senedi ve isbatı olmayan onbinlerce şii kaynaklı hadisle amel etmekle iken…sünni kaynaklarda geçen ve senedleri olan hadislerin dörtte üçünden fazlasını reddederler. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
5. Şiiler kerbelayı beytullahtan daha faziletli sayarlar.. (şianın inanç esasları)
6. Şiiler hz aliden önceki halifelerin zalim yada kafir olduğunu iddia ederler.. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
7. Şiiler hz ebu Bekir ve hz ömere lanet okurlar. (şianın inanç esasları)
8. peygamberlerin getirdiği şeriatın sadece avama hitab eden bir ilim olduğunu gerçek ilmi(ilm-i hakikat) ise 12 imamdan başka hiç kimsenin bilmediğini iddia ederler.. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
9. hz ali (ra) nin ve onun zürriyetinden gelenlerin fikirlerine muhalefet eden herkesin ya zalim ya kafir,yada fasık olduğuna inanırlar.. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
10. takiyye adı altında münafıklığı akide edinirler.. (şianın inanç esasları)
11. 12 imamın yaptığı her ameli Allahın emrettiği bir dini kural olarak telakki ederler. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
12. Allahın sıfatlarını inkar ederek cehmiyyenin yolunu takip ederler.. (şianın inanç esasları)
13. Şiiler imamiye mezhebine uyulması vacib olan tek mezheb olduğuna inanırlar.(el-munteka)
14. Şiiler hz ali hakkında aşırı giderler,bazıları onun vasi, bazıları peygamber, bazılarıda ilah olduğunu iddia ederler:.( el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
15. Şiiler hz ebubekir ve hz ömer hakkında cibt ve tağut yakıştırmasını yaparlar.. (şianın inanç esasları)
16. Şiiler bazı ölülerin yeniden dirilip ahir zamanda dünyaya döneceğine(ricat) inanırlar..bu inanışa göre 12. imam ahir zamanda gelecek hz ebubekr ve hz omer’i çarmıha gerecektir.. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
17. yine aynı inanışa göre 12.imamın ahirzamanda gelip müminlerin annesi hz aişeyi diriltip ona had cezası uygulayacağına inanırlar.. (şianın inanç esasları)
18. hz ömerin öldürüldüğü günü en büyük bayram,şeref,müjde,büyük temizlik,bereket ve teselli günü olarak kabul ederler. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
19. Şiiler kendi çocukları haricinde doğan bütün çocukları fahişe çocuğu sayarlar.. (şianın inanç esasları)
20. Şiiler bir kimseyle ancak nıfak üzere muamele ederler..( minhacüs-sünne)
21. Şiiler 12 imamın gaybı bildiğini iddia ederler..( (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
22. Şiiler hz aişe ve hz ömerin kızı hz hafsaya lanet okurlar.. (şianın inanç esasları)
23. Şiiler Allahtan başkasına kurban keserler ve adak adarlar. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
24. Şiiler şer’i yaratanın Allah olmadığını iddia ederler.. (el munteka)
25. 12 imamın hatadan masum olduğuna inanırlar. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
26. 12 imam vasıta edilmeksizin Allahın rızasının kazanılamayacağını iddia ederler.. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
27. Allaha kulluk etmenin imamlara itaatle mümkün olacağını ve imamlardan başkasına itaat etmenin Allaha şirk koşmak olduğunu iddia ederler.. (şianın inanç esasları)
28. hz ömeri şehid eden Mecusi ebu lülüe’yi bir din kahramanı olarak kabul ederler. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
29. şiiler hz alinin bütün sahabelerden üstün olduğunu ve hilafetin ilk olarak onun hakkı olduğunu iddia ederler.. (el munteka)
30. Şiiler resulullahın ölümünden sonra az sayıdaki bir topluluk dışında bütün sahabelerin mürted olduğuna inanırlar.(şianın inanç esasları)
31. Şiiler Allahtan başkalarına,kullara dua ederler,onlardan isterler.. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
32. ‘’12 imamlar olmuş ve olacak her şeyin ilmini bilirler.hiçbir şey onlara gizli değildir’’..diye itikad ederler. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
33. Şiiler ehli sünnetin kanlarını ve mallarını mübah sayar.. (şianın inanç esasları)
34. Şiiler hz hüseyinin kerbelada ki kabrini ziyaret etmeyi beytullahı hac etmekten daha faziletli sayarlar.. (şianın inanç esasları)
35. Şiiler enes,Cabir,ve ebu hureyre (ra) gibi meşhur sahabelere hakaret eder ve onlarıda tekfir ederler. (şianın inanç esasları)
36. 12 imam ne zaman öleceğini bilir.ve kendileride ölmeyi istemedikçe ölmezler. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
37. tarih boyunca bir çok kez Müslümanlarla kafirlerin savaşlarında Yahudileri,haçlı hırıstiyanlarını,tatarları,desteklemişler ve Müslümanlara karşı onlara dostluk göstermişlerdir.. (şianın inanç esasları)
38. Şiiler zındıklıkla ,ilhadla ,kasıtlı ve bolca yalan söylemekle tanınırlar.. (şianın inanç esasları)
39. ‘’’imamların dereceleri peygamberlerin derecesinden yüksektir.’’’diye inanırlar. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
40. muta nikahını mübah kabul ederler ve hatta muta çocuğunun daimi nikah çocuğundan daha faziletli olduğuna inanırlar.. (şianın inanç esasları)
1. Şiiler kuranı kerimin tahrif olduğuna inanırlar..ve kuranı doğru olarak bilenlerin sadece 12 imam olduğunu iddia ederler (şianın inanç esasları)
2. Şiiler imamlarının masum olduğuna inanırlar. (el munteka)
3. Şiiler ruyeti inkar ederler.(el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
4. kendileri senedi ve isbatı olmayan onbinlerce şii kaynaklı hadisle amel etmekle iken…sünni kaynaklarda geçen ve senedleri olan hadislerin dörtte üçünden fazlasını reddederler. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
5. Şiiler kerbelayı beytullahtan daha faziletli sayarlar.. (şianın inanç esasları)
6. Şiiler hz aliden önceki halifelerin zalim yada kafir olduğunu iddia ederler.. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
7. Şiiler hz ebu Bekir ve hz ömere lanet okurlar. (şianın inanç esasları)
8. peygamberlerin getirdiği şeriatın sadece avama hitab eden bir ilim olduğunu gerçek ilmi(ilm-i hakikat) ise 12 imamdan başka hiç kimsenin bilmediğini iddia ederler.. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
9. hz ali (ra) nin ve onun zürriyetinden gelenlerin fikirlerine muhalefet eden herkesin ya zalim ya kafir,yada fasık olduğuna inanırlar.. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
10. takiyye adı altında münafıklığı akide edinirler.. (şianın inanç esasları)
11. 12 imamın yaptığı her ameli Allahın emrettiği bir dini kural olarak telakki ederler. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
12. Allahın sıfatlarını inkar ederek cehmiyyenin yolunu takip ederler.. (şianın inanç esasları)
13. Şiiler imamiye mezhebine uyulması vacib olan tek mezheb olduğuna inanırlar.(el-munteka)
14. Şiiler hz ali hakkında aşırı giderler,bazıları onun vasi, bazıları peygamber, bazılarıda ilah olduğunu iddia ederler:.( el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
15. Şiiler hz ebubekir ve hz ömer hakkında cibt ve tağut yakıştırmasını yaparlar.. (şianın inanç esasları)
16. Şiiler bazı ölülerin yeniden dirilip ahir zamanda dünyaya döneceğine(ricat) inanırlar..bu inanışa göre 12. imam ahir zamanda gelecek hz ebubekr ve hz omer’i çarmıha gerecektir.. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
17. yine aynı inanışa göre 12.imamın ahirzamanda gelip müminlerin annesi hz aişeyi diriltip ona had cezası uygulayacağına inanırlar.. (şianın inanç esasları)
18. hz ömerin öldürüldüğü günü en büyük bayram,şeref,müjde,büyük temizlik,bereket ve teselli günü olarak kabul ederler. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
19. Şiiler kendi çocukları haricinde doğan bütün çocukları fahişe çocuğu sayarlar.. (şianın inanç esasları)
20. Şiiler bir kimseyle ancak nıfak üzere muamele ederler..( minhacüs-sünne)
21. Şiiler 12 imamın gaybı bildiğini iddia ederler..( (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
22. Şiiler hz aişe ve hz ömerin kızı hz hafsaya lanet okurlar.. (şianın inanç esasları)
23. Şiiler Allahtan başkasına kurban keserler ve adak adarlar. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
24. Şiiler şer’i yaratanın Allah olmadığını iddia ederler.. (el munteka)
25. 12 imamın hatadan masum olduğuna inanırlar. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
26. 12 imam vasıta edilmeksizin Allahın rızasının kazanılamayacağını iddia ederler.. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
27. Allaha kulluk etmenin imamlara itaatle mümkün olacağını ve imamlardan başkasına itaat etmenin Allaha şirk koşmak olduğunu iddia ederler.. (şianın inanç esasları)
28. hz ömeri şehid eden Mecusi ebu lülüe’yi bir din kahramanı olarak kabul ederler. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
29. şiiler hz alinin bütün sahabelerden üstün olduğunu ve hilafetin ilk olarak onun hakkı olduğunu iddia ederler.. (el munteka)
30. Şiiler resulullahın ölümünden sonra az sayıdaki bir topluluk dışında bütün sahabelerin mürted olduğuna inanırlar.(şianın inanç esasları)
31. Şiiler Allahtan başkalarına,kullara dua ederler,onlardan isterler.. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
32. ‘’12 imamlar olmuş ve olacak her şeyin ilmini bilirler.hiçbir şey onlara gizli değildir’’..diye itikad ederler. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
33. Şiiler ehli sünnetin kanlarını ve mallarını mübah sayar.. (şianın inanç esasları)
34. Şiiler hz hüseyinin kerbelada ki kabrini ziyaret etmeyi beytullahı hac etmekten daha faziletli sayarlar.. (şianın inanç esasları)
35. Şiiler enes,Cabir,ve ebu hureyre (ra) gibi meşhur sahabelere hakaret eder ve onlarıda tekfir ederler. (şianın inanç esasları)
36. 12 imam ne zaman öleceğini bilir.ve kendileride ölmeyi istemedikçe ölmezler. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
37. tarih boyunca bir çok kez Müslümanlarla kafirlerin savaşlarında Yahudileri,haçlı hırıstiyanlarını,tatarları,desteklemişler ve Müslümanlara karşı onlara dostluk göstermişlerdir.. (şianın inanç esasları)
38. Şiiler zındıklıkla ,ilhadla ,kasıtlı ve bolca yalan söylemekle tanınırlar.. (şianın inanç esasları)
39. ‘’’imamların dereceleri peygamberlerin derecesinden yüksektir.’’’diye inanırlar. (el hutut-ul arıza li’ş şiati-l-isney aşeriyye)
40. muta nikahını mübah kabul ederler ve hatta muta çocuğunun daimi nikah çocuğundan daha faziletli olduğuna inanırlar.. (şianın inanç esasları)
13 Şubat 2020 Perşembe
Ruhunuzu Alemlere Yükseltmek İçin Dua
"Salli ve sellim ve bârik yâ (Kh)abîru 'alâ melâzinâ yevme'l-erdi 'ale'l-(kh)abîr"
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا خَبِيرُ عَلَى مَلَاذِنَا يَوْمَ الْأَرْضِ عَلَى الْخَبِيرِ
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا خَبِيرُ عَلَى مَلَاذِنَا يَوْمَ الْأَرْضِ عَلَى الْخَبِيرِ
"Ey (her şeyin en ince sırlarını, kendisinden başka kimsenin ulaşamayacağı incelikleri bilen) (Kh)abîr!
Salat-ü selam et ve bereket yağdır o zata ki (amellerin) (Kh)abîr (olan Allâh-u Zü'l Celâl)e arz gününde yegane sığınağımız odur."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-(Kh)abîr" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 812 kere) salat-ü selam okursa, ruhu (ulvi) alemlere yükselir ve orada bulunan şeylerden haberdar edilir. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l-'âlemîn]
Salat-ü selam et ve bereket yağdır o zata ki (amellerin) (Kh)abîr (olan Allâh-u Zü'l Celâl)e arz gününde yegane sığınağımız odur."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-(Kh)abîr" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 812 kere) salat-ü selam okursa, ruhu (ulvi) alemlere yükselir ve orada bulunan şeylerden haberdar edilir. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l-'âlemîn]
Sabah Akşam Şükür Duası
Üçüncü ihtiyat; kulun her sabah ve akşam (kavuştuğu tüm nimetlere karşı Allâh-u Te'âlâ'ya hamd etmek üzere) şöyle demesidir:
"Allâhümme mâ esbeha ve emsâ binâ ve bi cemî'i (kh)alkike min ni'ğmetin fî dînin ev dünyâ fe minke vehdeke lâ şerîke leke, ve leke 'alâ zâlike hamden yüvâfî ni'ameke, ve yükâfiü mezîdeke, hamden yefdulu 'alâ hamdi külli hâmidin kefedlike 'alâ cemî'i (kh)alkike"
اَللَّهُمَّ مَا أَصْبَحَ وَ أَمْسَى بِنَا وَ بِجَمِيعِ خَلْقِكَ مِنْ نِعْمَةٍ فِي دِينٍ أَوْ دُنْيَا فَمِنْكَ وَحْدَكَ لَا شَرِيكَ لَكَ، وَ لَكَ عَلَى ذَالِكَ حَمْدًا يُوَافِي نِعَمَكَ، وَ يُكَافِئُ مَزِيدَكَ، حَمْدًا يَفْضُلُ عَلَى حَمْدِ كُلِّ حَامِدٍ كَفَضْلِكَ عَلَى جَمِيعِ خَلْقِكَ
"Ey Allâh! Bizde ve yarattıklarının cümlesinde din veya dünya konusunda hangi nimet sabah ve akşam mevcut ise hepsi sadece Sendendir. Sen teksin, hiçbir şerikin (ortağın) mevcut değildir. Tüm bunlara karşı, nimetlerine tam gelecek, fazlasını da karşılayacak ölçüde Sana hamdolsun. Sen bütün yarattıklarından ne kadar üstün isen benim bu hamdim de her hamd edenin hamdinden o kadar üstün olsun." [Ebû Abdillâh Muhammed ibni Ali ibni Hasen el-Hakîmü't-Tirmizî, Kitâbü'l-İhtiyâtât, no:3, sh:68]
"Allâhümme mâ esbeha ve emsâ binâ ve bi cemî'i (kh)alkike min ni'ğmetin fî dînin ev dünyâ fe minke vehdeke lâ şerîke leke, ve leke 'alâ zâlike hamden yüvâfî ni'ameke, ve yükâfiü mezîdeke, hamden yefdulu 'alâ hamdi külli hâmidin kefedlike 'alâ cemî'i (kh)alkike"
اَللَّهُمَّ مَا أَصْبَحَ وَ أَمْسَى بِنَا وَ بِجَمِيعِ خَلْقِكَ مِنْ نِعْمَةٍ فِي دِينٍ أَوْ دُنْيَا فَمِنْكَ وَحْدَكَ لَا شَرِيكَ لَكَ، وَ لَكَ عَلَى ذَالِكَ حَمْدًا يُوَافِي نِعَمَكَ، وَ يُكَافِئُ مَزِيدَكَ، حَمْدًا يَفْضُلُ عَلَى حَمْدِ كُلِّ حَامِدٍ كَفَضْلِكَ عَلَى جَمِيعِ خَلْقِكَ
"Ey Allâh! Bizde ve yarattıklarının cümlesinde din veya dünya konusunda hangi nimet sabah ve akşam mevcut ise hepsi sadece Sendendir. Sen teksin, hiçbir şerikin (ortağın) mevcut değildir. Tüm bunlara karşı, nimetlerine tam gelecek, fazlasını da karşılayacak ölçüde Sana hamdolsun. Sen bütün yarattıklarından ne kadar üstün isen benim bu hamdim de her hamd edenin hamdinden o kadar üstün olsun." [Ebû Abdillâh Muhammed ibni Ali ibni Hasen el-Hakîmü't-Tirmizî, Kitâbü'l-İhtiyâtât, no:3, sh:68]
4 Şubat 2020 Salı
Zengin Olmanın Kapısını Açmak İçin Zikir ve Dualar
"Salli ve sellim ve bârik yâ Bâsitu 'alâ men keffühû bi'l-cûdi bâsit"
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا بَاسِطُ عَلَى مَنْ كَفُّهُ بِاالْجُودِ بَاسِطٌ
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا بَاسِطُ عَلَى مَنْ كَفُّهُ بِاالْجُودِ بَاسِطٌ
"Ey (dilediği şeyi, dilediği şekilde, dilediği kuluna bollaştıran) Bâsit!
Avucu cömertlikle basıt (cömertçe açılmış) olan zata salat-ü selam et ve bereket yağdır."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-Bâsit" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 72 kere) salat-ü selam okursa, Allâh(-u Te'âlâ) ona ilimde ve rızıkta vüs'at (genişlik) verir.
Ayrıca ona zenginlikten bir kapı açar. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l- 'âlemîn]
Avucu cömertlikle basıt (cömertçe açılmış) olan zata salat-ü selam et ve bereket yağdır."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-Bâsit" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 72 kere) salat-ü selam okursa, Allâh(-u Te'âlâ) ona ilimde ve rızıkta vüs'at (genişlik) verir.
Ayrıca ona zenginlikten bir kapı açar. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l- 'âlemîn]
Şeref ve Namını Yücelten Zikirler
"Salli ve sellim ve bârik yâ Râfi'u 'alâ sâhibi'l-'azmi ve li'r-râyeti râfi'"
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا رَافِعُ عَلَى صَحِبِ الْعَزْمِ وَ لِلرَّايَةِ رَافِعٌ
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا رَافِعُ عَلَى صَحِبِ الْعَزْمِ وَ لِلرَّايَةِ رَافِعٌ
"Ey (dilediği kulunu istediği kadar yüce mertebelere yükselten) Râfi'!
(İslamiyet'i insanlığa ulaştırma hususunda) azm (ciddiyet ve kararlılık) sahibi olan ve (İslam) sancağı(nı) rafi' (yüceltici) olan zata salat-ü selam et ve bereket yağdır."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "er-Râfi"' ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 351 kere) salevat-ı şerife okursa, Allâh(-u Te'âlâ) o kişinin mahlukat arasındaki namını yüceltir.
Ayrıca Allâh(-u Te'âlâ) indinde şahidlik yapma makamına yükselmiş mukarreb kullarla birlikte onun da derecesini yükseltir. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l- 'âlemîn]
(İslamiyet'i insanlığa ulaştırma hususunda) azm (ciddiyet ve kararlılık) sahibi olan ve (İslam) sancağı(nı) rafi' (yüceltici) olan zata salat-ü selam et ve bereket yağdır."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "er-Râfi"' ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 351 kere) salevat-ı şerife okursa, Allâh(-u Te'âlâ) o kişinin mahlukat arasındaki namını yüceltir.
Ayrıca Allâh(-u Te'âlâ) indinde şahidlik yapma makamına yükselmiş mukarreb kullarla birlikte onun da derecesini yükseltir. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l- 'âlemîn]
Günde 40 Kere Okuyan Peygamberimizi Rüyada Görür
Bu dua-i şerifi her gün kırk (40) kere okumaya devam edenler, her gece rüyasında Rasûlullâh ﷺ'in vech-i şerifini görmekle müşerref olurlar. [Sühreverdî, Şerhu'l-esmâi'l-erba'în, Yazma Ayasofya, no:3358, verak:150; Yazma Bağışlar, no:2773, verak:15, Beyazıd Devlet, no:1256, verak:23; İbni Hatîriddîn, el-Cevâhiru'l-hams, sh:273-274; Tûnusî, er-Ravza, sh:62]
يَا غِيَاثِي عِنْدَ كُلِّ كُرْبَةٍ وَ مُجِيبِي عِنْدَ كُلِّ دَعْوَةٍ وَ مَعَاذِي عِنْدَ كُلِّ شِدَّةٍ وَ يَا رَجَائِي حِينَ تَنْقَطِعُ حِيلَتِي، يَا غِيَاثِي
"Yâ Ğiyâsî 'inde külli kürbetin ve mücîbî 'inde külli de'ğvetin ve me'âzî 'inde külli şiddetin ve yâ racâî hîne tenkati'u hîletî, yâ Ğiyâsî!"
"Ey her sıkıntı anında yardımcım, her dua anında kabul edicim ve her zorluk vaktinde sığınağım! Ey çarem tükendiğinde ümidim! Yâ Ğiyâsî!"
يَا غِيَاثِي عِنْدَ كُلِّ كُرْبَةٍ وَ مُجِيبِي عِنْدَ كُلِّ دَعْوَةٍ وَ مَعَاذِي عِنْدَ كُلِّ شِدَّةٍ وَ يَا رَجَائِي حِينَ تَنْقَطِعُ حِيلَتِي، يَا غِيَاثِي
"Yâ Ğiyâsî 'inde külli kürbetin ve mücîbî 'inde külli de'ğvetin ve me'âzî 'inde külli şiddetin ve yâ racâî hîne tenkati'u hîletî, yâ Ğiyâsî!"
"Ey her sıkıntı anında yardımcım, her dua anında kabul edicim ve her zorluk vaktinde sığınağım! Ey çarem tükendiğinde ümidim! Yâ Ğiyâsî!"
Ruhani Keşfi Açmak İçin Dualar
يَا غِيَاثِي عِنْدَ كُلِّ كُرْبَةٍ وَ مُجِيبِي عِنْدَ كُلِّ دَعْوَةٍ وَ مَعَاذِي عِنْدَ كُلِّ شِدَّةٍ وَ يَا رَجَائِي حِينَ تَنْقَطِعُ حِيلَتِي، يَا غِيَاثِي
"Yâ Ğiyâsî 'inde külli kürbetin ve mücîbî 'inde külli de'ğvetin ve me'âzî 'inde külli şiddetin ve yâ racâî hîne tenkati'u hîletî, yâ Ğiyâsî!"
"Yâ Ğiyâsî 'inde külli kürbetin ve mücîbî 'inde külli de'ğvetin ve me'âzî 'inde külli şiddetin ve yâ racâî hîne tenkati'u hîletî, yâ Ğiyâsî!"
"Ey her sıkıntı anında yardımcım, her dua anında kabul edicim ve her zorluk vaktinde sığınağım! Ey çarem tükendiğinde ümidim! Yâ Ğiyâsî!"
BU DUA-İ ŞERÎFİN BAZI HAVÂSSI
1. Bu dua-i şerifi zikretmeye devam eden kişinin duaları ve hacetleri makbul olur, istekleri yerine gelir ve bunu okuyan kişi için daha birçok bereketler hasıl olur.
2. Bu dua-i şerifte geride geçen kırk ism-i şerifin bütün özellikleri mevcuttur ve bu dua-i şerif Esma-i İdrisiyye diye isimlenen bu sırlar mecmuasının ağzını mühürleyen bir mühür gibidir. Dolayısıyla bu dua-i şerifi zikretmeye devam eden, sanki bütün isimleri zikretmiş gibidir.
3. Bu mübarek dua-i şerifi günde doksan dokuz (99) kere okumaya devam eden kişi, rüyasında Rasûlullâh ﷺ'i görmekle şerefyab olur.
4. Bir türlü sıkıntılarından kurtulamayan, umduklarına kavuşamayan veya hapiste olan kişi bu dua-i şerifi bin doksan dokuz (1099) ya da diğer bir rivayete göre doksan dokuz (99) kere okursa veya her gün doksan dokuz (99) kere okumaya devam ederse, Allâh-u Te'âlâ'nın izniyle bulunduğu halden kurtulur.
5. Her kim bu dua-i şerifi bir sene boyunca, gündüz yedi bin (7000) kere, gece ise beş bin (5000) kere olmak üzere bir günde on iki bin (12.000) kere okumaya devam ederse, bir senenin sonunda o kişinin keşfi açılır.
6. Bu dua-i şerifi her gün kırk (40) kere okumaya devam edenler, her gece rüyasında Rasûlullâh ﷺ'in vech-i şerifini görmekle müşerref olurlar. [Sühreverdî, Şerhu'l-esmâi'l-erba'în, Yazma Ayasofya, no:3358, verak:150; Yazma Bağışlar, no:2773, verak:15, Beyazıd Devlet, no:1256, verak:23; İbni Hatîriddîn, el-Cevâhiru'l-hams, sh:273-274; Tûnusî, er-Ravza, sh:62]
BU DUA-İ ŞERÎFİN BAZI HAVÂSSI
1. Bu dua-i şerifi zikretmeye devam eden kişinin duaları ve hacetleri makbul olur, istekleri yerine gelir ve bunu okuyan kişi için daha birçok bereketler hasıl olur.
2. Bu dua-i şerifte geride geçen kırk ism-i şerifin bütün özellikleri mevcuttur ve bu dua-i şerif Esma-i İdrisiyye diye isimlenen bu sırlar mecmuasının ağzını mühürleyen bir mühür gibidir. Dolayısıyla bu dua-i şerifi zikretmeye devam eden, sanki bütün isimleri zikretmiş gibidir.
3. Bu mübarek dua-i şerifi günde doksan dokuz (99) kere okumaya devam eden kişi, rüyasında Rasûlullâh ﷺ'i görmekle şerefyab olur.
4. Bir türlü sıkıntılarından kurtulamayan, umduklarına kavuşamayan veya hapiste olan kişi bu dua-i şerifi bin doksan dokuz (1099) ya da diğer bir rivayete göre doksan dokuz (99) kere okursa veya her gün doksan dokuz (99) kere okumaya devam ederse, Allâh-u Te'âlâ'nın izniyle bulunduğu halden kurtulur.
5. Her kim bu dua-i şerifi bir sene boyunca, gündüz yedi bin (7000) kere, gece ise beş bin (5000) kere olmak üzere bir günde on iki bin (12.000) kere okumaya devam ederse, bir senenin sonunda o kişinin keşfi açılır.
6. Bu dua-i şerifi her gün kırk (40) kere okumaya devam edenler, her gece rüyasında Rasûlullâh ﷺ'in vech-i şerifini görmekle müşerref olurlar. [Sühreverdî, Şerhu'l-esmâi'l-erba'în, Yazma Ayasofya, no:3358, verak:150; Yazma Bağışlar, no:2773, verak:15, Beyazıd Devlet, no:1256, verak:23; İbni Hatîriddîn, el-Cevâhiru'l-hams, sh:273-274; Tûnusî, er-Ravza, sh:62]
Düşmanı Korkutmak İçin Dualar
"Salli ve sellim ve bârik yâ Müzillü 'ale'l-mensûri bi'r-ru'ğbi ve li'l-'adüvvi'z-züll"
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا مُذِلُّ عَلَى الْمَنْصُورِ بِاالرُّعْبِ وَ لِلْعَدُوِّ الذُّلُّ
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا مُذِلُّ عَلَى الْمَنْصُورِ بِاالرُّعْبِ وَ لِلْعَدُوِّ الذُّلُّ
"Ey (kullarından dilediğini alçak ederek kahreden ve mülkünü elinden alan) Müzill!
Salat-ü selam et ve bereket yağdır o zata ki düşmana karşı korkusu salınmakla ve düşmanı züll (zelil kılınmak) ile teyid edilmiştir."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-Müzill" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 770 kere) salat-ü selam okursa, Allâh(-u Te'âlâ) onun karşısında her azgını ve hasetçiyi zelil kılar. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l- 'âlemîn]
Salat-ü selam et ve bereket yağdır o zata ki düşmana karşı korkusu salınmakla ve düşmanı züll (zelil kılınmak) ile teyid edilmiştir."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-Müzill" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 770 kere) salat-ü selam okursa, Allâh(-u Te'âlâ) onun karşısında her azgını ve hasetçiyi zelil kılar. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l- 'âlemîn]
Kulağı Manevi Temizleme Yöntemi
"Salli ve sellim ve bârik yâ Semî'u 'alâ men kelleme'l-mevtâ ve li'l-cevâbi semi'"
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا سَمِيعُ عَلَى مَنْ كَلَّمَ الْمَوْتَى وَ لِلْجَوَابِ سَمِيعٌ
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا سَمِيعُ عَلَى مَنْ كَلَّمَ الْمَوْتَى وَ لِلْجَوَابِ سَمِيعٌ
"Ey (her şeyi işiten) Semi'!
Ölülerle konuşan ve (onlardan gelen) cevabı semi' (gerçekten işitici) olan zata salat-ü selam et ve bereket yağdır."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "es-Semi"' ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 180 kere) salat-ü selam okursa, Allâh(-u Te'âlâ) onun kendisiyle işittiği kulağı (mesabesinde) olur (da böylece onu haramlardan korur) ve ona mahlukatın tesbihini işittirir.
Ayrıca bu salatın okunmasında işitme hassesinin korunması hakkında bir sır vardır. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l-'âlemîn]
Ölülerle konuşan ve (onlardan gelen) cevabı semi' (gerçekten işitici) olan zata salat-ü selam et ve bereket yağdır."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "es-Semi"' ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 180 kere) salat-ü selam okursa, Allâh(-u Te'âlâ) onun kendisiyle işittiği kulağı (mesabesinde) olur (da böylece onu haramlardan korur) ve ona mahlukatın tesbihini işittirir.
Ayrıca bu salatın okunmasında işitme hassesinin korunması hakkında bir sır vardır. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l-'âlemîn]
Kahinden ve Büyücüden Korunmak İçin Dua
Sahabenin fukahasından Abdullâh ibni Amr ibni'l-Âs (Radıyallâhu Anhümâ)dan rivayet edildiğine göre; Rasûlullâh ﷺ Efendimiz ona hitaben şöyle buyurmuştur: "Eğer sen akşama vardığında üç kere: 'Emseynâ ve emsâ mülkü lillâhi, ve'l-hamdü lillâhi, küllühû lillâhi, e'ûzü billâhillezî yümsikü's-semâe en teka'a 'ale'l-erdi illâ bi iznihî min şerri mâ (kh)aleka ve zerae ve berae ve min şerri'ş-şeytâni ve şirkihî'
أَمْسَيْنَا وَ أَمْسَى مُلْكُ للهِ، وَ الْحَمْدُ للهِ، كُلُّهُ للهِ، أَعُوذُ بِاللهِ الَّذِى يُمْسِكُ السَّمَاءَ أَنْ تَقَعَ عَلَى الْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ وَ ذَرَأَ وَ بَرَأَ وَ مِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ وَ شِرْكِهِ
'Biz (Allâh'ın nimetlerinde boğulmuş olarak) akşamladık, (bütün alemlerin) mülk(ü) de Allâh'a ait olarak akşamladı. Hamd Allâh'a mahsustur, tamamı Allâh'a mahsustur.
Halkettiği, türettiği ve emsalsiz yarattığı her şeyin şerrinden, şeytanın ve şirk(e davet)inin şerrinden O Allâh'a sığınırım ki Kendi izni olmadıkça yere düşmesin diye gökleri ancak O tutmaktadır' dersen, sabaha varıncaya kadar her türlü şeytandan, (gaybı bildiğini iddia eden) kahinden, büyücüden -hasetçiden- kesinlikle korunursun.
Eğer sen bunu sabaha çıktığında söylersen (ki sabah okunuşu şöyledir: 'Esbehnâ ve esbeha'l-mülkü lillâhi, ve'l-hamdü lillâhi, küllühû lillâhi, e'ûzü billâhillezî yümsikü's-semâe en teka'a 'ale'l-erdi illâ bi iznihî min şerri mâ (kh)aleka ve zerae ve berae ve min şerri'ş-şeytâni ve şirkihî')
أَصْبَحْنَا وَ أَصْبَح الْمُلْكُ للهِ، وَ الْحَمْدُ للهِ، كُلُّهُ للهِ، أَعُوذُ بِاللهِ الَّذِى يُمْسِكُ السَّمَاءَ أَنْ تَقَعَ عَلَى الْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ وَ ذَرَأَ وَ بَرَأَ وَ مِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ وَ شِرْكِهِ
(o gün boyu) akşama varıncaya kadar aynı bu şekilde (bahsi geçen şerlilerden) muhafaza olunursun." [İbnü's-Sünnî, 'Amelü'l-yevmi ve'l-leyle, rakam:67, sh:62; et-Taberânî, el-Mu'cemü'l-evsat, rakam:4303, 5/157; el-Heysemî, Mecme'u'z-zevâid, rakam:16975, 20/213; İbnü 'Allân, el-Fütûhatü'r-Rabbâniyye, 1/676; 'Alî el-Müttakî, Kenzü'l-'ummâl, rakam:3580, 1/194]
'Biz (Allâh'ın nimetlerinde boğulmuş olarak) akşamladık, (bütün alemlerin) mülk(ü) de Allâh'a ait olarak akşamladı. Hamd Allâh'a mahsustur, tamamı Allâh'a mahsustur.
Halkettiği, türettiği ve emsalsiz yarattığı her şeyin şerrinden, şeytanın ve şirk(e davet)inin şerrinden O Allâh'a sığınırım ki Kendi izni olmadıkça yere düşmesin diye gökleri ancak O tutmaktadır' dersen, sabaha varıncaya kadar her türlü şeytandan, (gaybı bildiğini iddia eden) kahinden, büyücüden -hasetçiden- kesinlikle korunursun.
Eğer sen bunu sabaha çıktığında söylersen (ki sabah okunuşu şöyledir: 'Esbehnâ ve esbeha'l-mülkü lillâhi, ve'l-hamdü lillâhi, küllühû lillâhi, e'ûzü billâhillezî yümsikü's-semâe en teka'a 'ale'l-erdi illâ bi iznihî min şerri mâ (kh)aleka ve zerae ve berae ve min şerri'ş-şeytâni ve şirkihî')
أَصْبَحْنَا وَ أَصْبَح الْمُلْكُ للهِ، وَ الْحَمْدُ للهِ، كُلُّهُ للهِ، أَعُوذُ بِاللهِ الَّذِى يُمْسِكُ السَّمَاءَ أَنْ تَقَعَ عَلَى الْأَرْضِ إِلَّا بِإِذْنِهِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ وَ ذَرَأَ وَ بَرَأَ وَ مِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ وَ شِرْكِهِ
(o gün boyu) akşama varıncaya kadar aynı bu şekilde (bahsi geçen şerlilerden) muhafaza olunursun." [İbnü's-Sünnî, 'Amelü'l-yevmi ve'l-leyle, rakam:67, sh:62; et-Taberânî, el-Mu'cemü'l-evsat, rakam:4303, 5/157; el-Heysemî, Mecme'u'z-zevâid, rakam:16975, 20/213; İbnü 'Allân, el-Fütûhatü'r-Rabbâniyye, 1/676; 'Alî el-Müttakî, Kenzü'l-'ummâl, rakam:3580, 1/194]
Basiretin Açılması ve Manevi Alemi Görmek İçin Dua
"Salli ve sellim ve bârik yâ Besîru 'alâ men yerâ men (kh)alfehû bi nûri'l-besîr"
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا بَصِيرُ عَلَى مَنْ يَرَى مَنْ خَلْفَهُ بِنُورِ الْبَصِيرِ
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا بَصِيرُ عَلَى مَنْ يَرَى مَنْ خَلْفَهُ بِنُورِ الْبَصِيرِ
"Ey (her şeyi gören) Besîr!
Salat-ü selam et ve bereket yağdır o zata ki Besîr (olan Allâh-u Zü'l-Celâl)in (verdiği feraset) nuru ile arkasındakini (önündeki gibi) görmektedir."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-Besîr" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 302 kere) salat ederse, Allâh(-u Te'âlâ) onun kendisiyle gördüğü gözü (mesabesinde) olur da onun basiretini açar ve melekütundan (manevi alemlerinden) dilediğini ona gösterir.
Ayrıca bu salatta görme hassesinin korunması hakkında bir sır mevcuttur. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l-'âlemîn]
Salat-ü selam et ve bereket yağdır o zata ki Besîr (olan Allâh-u Zü'l-Celâl)in (verdiği feraset) nuru ile arkasındakini (önündeki gibi) görmektedir."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-Besîr" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 302 kere) salat ederse, Allâh(-u Te'âlâ) onun kendisiyle gördüğü gözü (mesabesinde) olur da onun basiretini açar ve melekütundan (manevi alemlerinden) dilediğini ona gösterir.
Ayrıca bu salatta görme hassesinin korunması hakkında bir sır mevcuttur. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l-'âlemîn]
Söz Sahibi ve Yetkili Bir Kişi Olmak İçin Dualar
"Salli ve sellim ve bârik yâ Hakemü 'alâ (kh)ayri men 'adele ev hakem"
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا حَكَمُ عَلَى خَيْرِ مَنْ عَدَلَ أَوْ حَكَمَ
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا حَكَمُ عَلَى خَيْرِ مَنْ عَدَلَ أَوْ حَكَمَ
"Ey (mahlukatı arasında dilediği şekilde hüküm ve karar veren) Hakem!
Salat-ü selam et ve bereket yağdır o zata ki adaletli olan ya da (doğrulukla) hükmeden(ler)in en hayırlısı odur."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-Hakem" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 68 kere) salevat okursa, insanların arasında hükmetmesi için Allâh(-u Te'âlâ) onu halife (söz sahibi yetkili bir kimse) yapar. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l-'âlemîn]
Salat-ü selam et ve bereket yağdır o zata ki adaletli olan ya da (doğrulukla) hükmeden(ler)in en hayırlısı odur."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-Hakem" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 68 kere) salevat okursa, insanların arasında hükmetmesi için Allâh(-u Te'âlâ) onu halife (söz sahibi yetkili bir kimse) yapar. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l-'âlemîn]
Yaptığın Her İşin Hayırlı Olması ve Hikmet Sahibi Olmak İçin
"Salli ve sellim ve bârik yâ 'Adlü 'alâ men kavlühû feslün ve hukmühû 'adl"
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا عَدْلُ عَلَى مَنْ قَوْلُهُ فَصْلٌ وَ حُكْمُهُ عَدْلٌ
"Ey (hükümlerinde ve işlerinde zulümden son derecede uzak olan) 'Adl!
Salat-ü selam et ve bereket yağdır o zata ki sözü fasl (hakla batıl arasında bir ayırıcı), hükmü de (insanlar arasındaki kararları da) adl (adalet)in ta kendisidir."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-'Adl" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 104 kere) salat(-ü selam) ederse, Allâh(-u Te'âlâ yapacağı) işlerin akibetini (nasıl nihayete ereceğini) ona gösterir.
Böylece artık o kişinin bakışı ibret, konuşması hikmet ve (yaptığı) işi hep hayır olur. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l-'âlemîn]
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا عَدْلُ عَلَى مَنْ قَوْلُهُ فَصْلٌ وَ حُكْمُهُ عَدْلٌ
"Ey (hükümlerinde ve işlerinde zulümden son derecede uzak olan) 'Adl!
Salat-ü selam et ve bereket yağdır o zata ki sözü fasl (hakla batıl arasında bir ayırıcı), hükmü de (insanlar arasındaki kararları da) adl (adalet)in ta kendisidir."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-'Adl" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 104 kere) salat(-ü selam) ederse, Allâh(-u Te'âlâ yapacağı) işlerin akibetini (nasıl nihayete ereceğini) ona gösterir.
Böylece artık o kişinin bakışı ibret, konuşması hikmet ve (yaptığı) işi hep hayır olur. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l-'âlemîn]
1 Şubat 2020 Cumartesi
Sabah Akşam Bunu Okuyanlara Kimse Zarar Veremez
Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh)ın hizmetçisi Ebân ibni Ebî Ayyâş (Radıyallâhu Anh) şöyle anlatmıştır: "(Sahabe ve tabi'inden birçok kişiyi öldürmesiyle meşhur ve Haccâc-ı Zâlim namıyla maruf olan) Haccâc ibni Yûsuf (Irak'ta bulunan) Vasıt şehrini bina ettiğinde Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh)a mektup göndererek onu yanına çağırttı. Biz de onunla birlikte gittik.
İnsanlar onun sesini duyacak kadar yakın yerde oturmuşlardı, derken görevli memur Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh)a seslendi, o da ona yaklaşıp sedirinin üzerine oturdu.
O sırada Haccâc üzerlerinde rengarenk ipekler giyinmiş delikanlılar bulunan ve yaşları iki, üç, dört ve beş olan çok kaliteli atlar getirterek: 'Ey ihtiyar! Arkadaşının (Rasûlullâh ﷺin) yanında böyle atlar gördün mü? Bak, peygamberimizden sonra bizlere neler verildi' deyince Enes (Radıyallâhu Anh) sinirlenerek: "Vallahi onun yanında bundan daha hayırlılarını gördüm.
Nitekim ben Rasûlullâh ﷺi: '(Allâh-u Te'âlâ katında) atlar(ın sahiplerinin durumu) üç türlüdür; bir adam Allâh yolunda (cihada çıkmak veya harbe çıkana vermek için) bir at bağla(yıp baka)r ki artık o atın dışkısı, idrarı, eti ve kanı kıyamet günü sahibinin mizanında (sevap kefesinde kayıtlı) olacaktır.
Bir adam da karnındaki (nesli)ni isteyerek (hayvancılık yapmak ve binmek için) at bağlar (ki onun sevabı da günahı da yoktur). Bir adam da gösteriş ve işittirmek için at bağlar, işte o adam ateştedir' buyururken işittim. İşte o (sahibini cehenneme sevkedecek) atlar senin bu atlarındır" diye cevap verdi.
Bunun üzerine Haccâc(-ı Zâlim) çok sinirlenerek: 'Sen bizi çok küçük düşürdün. Vallahi senin Rasûlullâh ﷺe hizmetlerin olmasaydı, bir de Emiru'l-Mü'minin'in (Emevi hükümdarı Abdülmelik ibni Mervân'ın) senin hakkında (sana değer verip iyi bakmam hususunda) bana (yazıp göndermiş olduğu) mektubu olmasaydı sana neler yapardım neler!' dedi.
O zaman Enes (Radıyallâhu Anh): '(Ne kadar istesen de bunu) yapamazdın, elbette ben senin şerrinden Allâh-u Te'âlâ'ya öyle kelimelerle sığındım ki Rasûlullâh ﷺin bana öğrettiği o kelimeleri okuyunca hiçbir sultanın şiddetinden ve hiçbir şeytanın (ve cinin) azgınlığından korkmam' deyince Haccâc-ı Zâlim'in siniri geçip kendisine künyesiyle hitab ederek: 'Ya Ebâ Hamze! Onları bize de öğretir misin?' dedi.
Buna karşılık Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh): 'Hayır, vallahi ben seni onlara ehil (layık) olarak görmüyorum (hatta senin sağlığında onları kimseye öğretmeyeceğim ki başkasından öğrenip de onları okuyarak korunamayasın, çünkü senin gibi bir zalimin korunmasını istemiyorum)' dedi.
(Bunu duyan Haccâc: 'Salın bunu gitsin' deyince, etrafındakiler ona: 'Sen pire için yorgan yakan adamsın, nasıl oldu da bunu saldın?!' dediler. Bunun üzerine Haccâc-ı Zâlim: 'Ben onun iki omuzunda ağızlarını açmış bana doğru saldıracak iki büyük aslan gördüm' diye cevap verdi.)
Daha sonra Haccâc ona Muhammed ve Ebân isimli iki oğlu ile beraber iki yüz bin dirhem gönderip: 'Yaşlı adama iyi davranın, belki o kelimeleri ondan öğrenirsiniz' dediyse de hiçbiri bir şey öğrenemediler. Böylece Haccâc-ı Zâlim de iki oğlu da bu kelimeleri öğrenemeden (Enes (Radıyallâhu Anh)dan önce) öldüler.
(Enes (Radıyallâhu Anh)ın hizmetçisi Ebân sözlerini şöyle sürdürdü:) Sonra ben Enes (Radıyallâhu Anh)ın vefatına yakın kendisine: 'Senden bir şey istiyorum' deyince o: 'Söyle, ne istiyorsun' dedi. Ben de: 'Haccâc'ın senden öğrenmek istediği kelimeleri istiyorum' dedim. Bunun üzerine: "Evet, vallahi ben seni o kelimeler(i öğrenmey)e ehil görüyorum. Ben Rasûlullâh ﷺe on sene hizmet ettim, kendisi benden razı olarak (dünyadan) ayrıldı, sen de bana on sene hizmet ettin, ben de senden razı (ve hoşnut) olarak senden ayrılacağım. İşte sana Rasûlullâh ﷺin bana öğrettiği o duayı öğreteceğim, lakin sen de onu Allâh-u 'Azze ve Celle'den korkmayan kimselere öğretme.
Sabaha çıktığında ve akşama ulaştığında:
"Bismillâhi ve'l-hamdülillâhi, Muhammedün rasûlüllâhi, lâ kuvvete illâ billâhi, bismillâhi 'alâ dînî ve nefsî, bismillâhi 'alâ ehlî ve mâlî, bismillâhi 'alâ külli şey'in e'ğtânîhi rabbî, bismillâhi (kh)ayri'l-esmâi, bismillâhi rabbi'l-erdi ve's-semâi, bismillâhillezî lâ yedurru me'asmihî dâün, bismillâhillezî fî cemî'a esmâihi'ş-şifâü, bismillâhiftetehtü ve 'alellâhi tevekkeltü, allâhü allâhü rabbî lâ üşrikü bihî şey'en, lâ kuvvete illâ billâhi, lâ kuvvete illâ billâhi, lâ kuvvete illâ billâhi, vallâhü ekberu, allâhü ekberu, allâhü ekberu, allâhü ekberu, lâ ilâhe illâllâhü'l-halîmü'l-kerîmü, lâ ilâhe illâllâhü'l-'aliyyü'l-'azîmü, tebârakellâhü rabbü's-semâvâti's-seb'i ve rabbü'l-'arşi'l-'azîmi ve rabbü'l-eradîne ve mâ beynehümâ, ve'l-hamdülillâhi rabbi'l-'âlemîne, es'elükellâhümme bi (kh)ayrike min (kh)ayrikellezî lâ yü'ğtîhi ğayruke, 'azze câruke, ve celle senâüke, ve lâ ilâhe ğayruke, ic'alnî fî 'iyâzike ve civârike min külli sûin ve min şerri külli zî şerrin, ve min şerri'ş-şeytâni'r-racîmi,
﴾A'râf Suresi 196. ayeti kerimesi okunur﴿,
﴾Tevbe Suresi 129. ayeti kerimesi okunur﴿,
allâhümme innî estecîruke min cemî'i külli şey'in (kh)alakte, ve ehterisü bike minhünne, ve ükaddimü beyne yedeyye: ﴾İhlâs Suresi okunur﴿, ve 'an yemînî: ﴾İhlâs Suresi okunur﴿, ve 'an yesârî: ﴾İhlâs Suresi okunur﴿, ve min fevkî: ﴾İhlâs Suresi okunur﴿, ve min fevkî: ﴾İhlâs Suresi okunur﴿"
بِسْمِ اللهِ وَ الْحَمْدُ للهِ، مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللهِ، لَا قُوَّةَ إِلَّا بِالله، بِسْمِ اللهِ عَلَى دِينِي وَ نَفْسِي، بِسْمِ اللهِ عَلَى أَهْلِي وَ مَالِي، بِسْمِ اللهِ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ أَعْطَانِيهِ رَبِّي، بِسْمِ اللهِ خَيْرِ الْأَسْمَاءِ، بِسْمِ اللهِ رَبِّ الْأَرْضِ وَ السَّمَاءِ، بِسْمِ اللهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ دَاءٌ، بِسْمِ اللهِ الَّذِي فِي جَمِيعِ أَسْمَائِهِ الشِّفَاءُ، بِسْمِ اللهِ افْتَتَحْتُ وَ عَلَى اللهِ تَوَكَّلْتُ، اَللهُ اَللهُ رَبِّي لَا أُشْرِكُ بِهِ شَيْئًا، لَا قُوَّةَ إِلَّا بِالله، لَا قُوَّةَ إِلَّا بِالله، لَا قُوَّةَ إِلَّا بِالله، واللهُ أَكْبَرُ، اَللهُ أَكْبَرُ، اَللهُ أَكْبَرُ، اَللهُ أَكْبَرُ، لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ، تَبَارَكَ اللهُ رَبُّ السَّمَاوَاتِ السَّبْعِ وَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ وَ رَبُّ الْأَرَضِينَ وَ مَا بَيْنَهُمَا، وَ الْحَمْدُ للهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ اللَّهُمَّ بِخَيْرِكَ مِنْ خَيْرِكَ الَّذِي لَا يُعْطِيهِ غَيْرُكَ، عَزَّ جَارُكَ، وَ جَلَّ ثَنَاؤُكَ، وَ لَا إِلَهَ غَيْرُكَ، اِجْعَلْنِي فِي عِيَاذِكَ وَ جِوَارِكَ مِنْ كُلِّ سُوءٍ وَ مِنْ شَرِّ كُلِّ ذِي شَرٍّ، وَ مِنْ شَرِّ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ، ﴿اِنَّ وَلِيِّيَ اللّٰهُ الَّذِي نَزَّلَ الْكِتَابَۘ وَهُوَ يَتَوَلَّى الصَّالِحِينَ﴾، ﴿فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُۘ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ﴾، اَللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَجِيرُكَ مِنْ جَمِيعِ كُلِّ شَيْءٍ خَلَقْتَ، وَ أَحْتَرِسُ بِكَ مِنْهُنَّ، وَ أُقَدِّمُ بَيْنَ يَدَيَّ: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ ﴾، وَ عَنْ يَمِينِي: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ ﴾، وَ عَنْ يَسَارِي: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ ﴾، وَ مِنْ فَوْقِي: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ ﴾، وَ مِنْ تَحْتِي: بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ ﴿قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌۚ اَللّٰهُ الصَّمَدُۚ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْۙ وَلَمْ يَكُنْ لَهُ كُفُوًا اَحَدٌ ﴾
"Allâh'ın ismiyle! Bütün hamdler Allâh'a mahsustur. Muhammed ﷺ Allâh'ın elçisidir. Allâh'ın yardımı olmadan hiçbir (şey yapmaya güç ve) kuvvet yoktur. Dinim ve canım(ın muhafazası niyetiyle onlar) üzerine Allâh'ın ismini okuyorum, ailem ve malım(ın muhafazası için onlar) üzerine Allâh'ın ismini okuyorum. Rabbim'in bana verdiği (nimetten) her şey(in muhafazası niyetiyle) üzerine Allâh'ın ismini okuyorum.
İsimlerin en hayırlısı olan Allâh ismi ile! Yerin-göğün Rabbi olan Allâh'ın ismi ile! O Allâh'ın ismiyle (sabahladım ve akşamladım) ki, O'nun ismi(nin zikri)yle beraber iken hiçbir dert (keder ve hatta hiçbir şey) zarar veremez. O Allâh'ın ismiyle ki bütün isimlerinde şifa vardır.
(Her başladığım işe, bugünüme ve geceme) Allâh'ın ismiyle başlangıç yaptım ve ancak Allâh'a tevekkül ettim. Benim Rabbim ancak Allâh'tır, Allâh'tır. Ben O'na hiçbir şeyi ortak etmem. Allâh'ın yardımı olmadan hiçbir (şey yapmaya güç ve) kuvvet yoktur, Allâh'ın yardımı olmaksızın hiçbir (kimsede en ufak bir) güç yoktur. Allâh'ın yardımı olmadan hiçbir kuvvet yoktur.
Allâh (korkulan) her şeyden büyüktür, Allâh en büyüktür, Allâh her şeyden büyüktür, Allâh (büyüklüğü idrak edilemeyecek derecede) en büyüktür.
O Halîm ve Kerîm olan Allâh'tan başka hiçbir ilah yoktur. O 'Aliyy ve 'Azîm olan Allâh'tan başka hiçbir ilah yoktur.
Yedi kat göklerin Rabbi, o büyük Arş'ın Rabbi, yerlerin Rabbi ve göklerle yerler arasındakilerin Rabbi olan Allâh'ın hayrı-bereketi (Kendisine sığınanlara iyiliği) daima çok olmuştur. Bütün hamdler alemlerin Rabbi olan Allâh'a mahsustur.
Ey Allâh! Ben Senden başka kimsenin veremeyeceği o hayırlarından bana da (maddi ve manevi konularda) hayır(lar) vermeni isterim. Koruman çok güçlüdür, övgün (ve şanın) çok yücedir, Senden başka hiçbir ilah yoktur. Sen beni her kötülükten, her şerlinin şerrinden ve kovulmuş şeytanın şerrinden Kendi himayen ve koruman içine al.
'Şüphesiz benim Velim (koruyucum, sahibim ve yardımcım) ancak O Allâh'tır ki, o (Kerim) Kitab'ı peyderpey indirmiştir. Zaten O, iyi kulları sahiplenmektedir.'
(Ben dünya ve ahiret şerlerinden Senin çok güçlü himayene sığınmak için:) "Eğer onlar (sana yardımdan) yüz çevirirlerse, sen: '(Sizin eziyetlerinize karşı) bana yetecek olan ancak Allâh'tır. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur.
Ben (O'ndan gayri kimseye umut bağlamam ve kimseden korkmam, zira ben) ancak O'na tevekkül ettim. Çok büyük olan Arş'ın Rabbi de ancak O'dur' de." (ayetini okuyorum.)
Ey Allâh! Şüphesiz ki ben yarattığın her şeyin cümlesin(in şerlerin)den Senin beni korumanı istiyorum, onlardan Sana sığınıyorum ve önümde(n gelecek şerlere karşı): "O Rahmân ve O Rahîm olan Allâh'ın ismiyle! Sen: 'O, Allâh'tır, Ehad'dir. Ancak Allâh Samed'dir. O doğurmamıştır ve doğurulmamıştır. Hiçbir kimse de O'na denk olmamıştır' de." (mealindeki İhlâs Suresi'ni okuyup) takdim ediyorum.
Arkamdan da bunun bir mislini, sağımdan da bunun bir mislini, solumdan da bunun bir mislini, üstümden de bunun bir mislini (okuyup takdim ediyor ve İhlâs Suresi'nde bulunan isimlerinin ve sıfatlarının himaye sırlan hürmetine Senden koruma talep ediyorum)" kelimelerini söyle" dedi." [Ebu'ş-Şeyh, es-Sevâb; 'Alî el-Müttakî, Kenzü'l-'ummâl, rakam:5020-502, 1/288; İbnü's-Sünnî, 'Amelü'l-yevmi ve'l-leyle, rakam:346, sh:307; en-Neysâbûrî, Şerefü'l-Mustafâ, rakam:1921, 5/7-10; İbnü 'Asâkir, Târîhu Medîneti Dimeşk, rakam:6197, 52/259-260; es-Süyûtî, el-Hasâisu'l-kübrâ, 2/261-262; İsmâ'îl Hakkî el-Bursevî, Rûhu'l-beyân, 3/630]
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
















