20 Eylül 2020 Pazar

Denenmiş - Peygamberimizi Rüyada Görmek İçin

Şeyh Deyrabî Hazretleri“Mücerrebât”ında şöyle buyurdu:

Kim, on gece üst üste şu salevâtı yüz kere okumaya devam eder,

Sonra yatağına gelir, sağ tarafı üzerine kâmil taharet (abdest) üzerine yatarsa; muhakkak ki o kişi, Peygamber (s.a.v.) Efendimiz Hazretleri’ni rü’yâsında görür. (Saadetü’d-Dareyn, s. 534)

Salevât-ı şerife şudur:

أَللُّهُمَّ صَلِّ عَلىَ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ (صلى الله عليه وسلم) عَبْدِكَ وَرَسُولِكَ النَّبِيِّ اْلأُمِّيِّ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلِّمْ كُلَّمَا ذَكَرَكَ الذَّاكِرُونَ وَغَفَلَ عَنْ ذِكْرِهِ الْغَافِلُونَ عَدَد مَا أَحَاطَ بِهِ عِلْمُ اللّٰهِ وَجَرَى بِهِ قَلَمُ اللّٰهِ وَنَفَذَ بِهِ حُكْمُ اللّٰهِ وَوَسِعَهُ عِلْمُ اللّٰهِ عَدَدَ كُلَّ شَيْءٍ وَأَضْعَافُ كُلِّ شَيْءٍ وَمِلْءُ كُلِّ شَيْءٍ عَدَدَ خَلْقِ اللّٰهِ وَزِنَةَ عَرْشِ اللّٰهِ وَرِضَا نَفْسِ اللّٰهِ وَمِدَادَ كَلِمَاتِ اللّٰهِ عَدَدَ مَا كَانَ وَمَا يَكُونُ وَمَا هُوَ كَائِنٌ فِى عِلْمِ اللّٰهِ صَلاَةً تَسْتَغْرِقُ الْعِدَّ وَتُحِيطُ بِالْحَمْدِ صَلاَةً دَائِمَةً بِدَوَامِ مُلْكِ اللّٰهِ بَاقِيَةٌ بِبَقَاءِ اللّٰهِ 

Okunuşu:

“Allahümme salli ‘alâ seyyidinâ Muhammedin abdike ve resûliken-nebiyyi’l ümmiyyi ve ‘alâ âlihî ve sahbihî ve sellim küllemâ zekerake’z zâkirûn ve gafele an zikrihi’­-lgâfilûn. Adede ma ehata bihî ilmullahi ve cerâ bihî kelâmullahi ve nefeze bihî hükmullahi ve vesiahû ıl­mullahi adede küli şey’in ve ad’âfü külli şey’in ve mil’ü külli şey’in adede halkıllahi ve zinete arşillahi ve rızâe nefsillâhi ve midâde kelimatillahi adede mâ kâne ve mâ yekûnü vema hüve kâinün fi ilmillâhi salâten testağrikul idde ve tühıytu bilhamdi salâten dâimeten bi devâmi mülkillâhi bâkıyetün bi bekâillâhi.”

Manası:

Ey Allâh’ım! Kulun ve Resûlün olan Nebiy-yî Ümmî Efendimiz Muhammed’e, âline ve saha­besine; zikredenler Seni zikrettikçe, gaflet edenler O’nu unuttukça,

Allâhü Te’âlâ’nın ilminin kuşattıkları adedince,

Allâhü Te’âlâ Hazretleri’nin kaleminin yazdıkları sayısınca,

Allâhü Te’âlâ Hazretleri’nin hükmünün geçerli ol­duğu konular adedince,

Allâhü Te’âlâ Hazretleri’nin ilminin kapladığı şeyle­rin sonsuzluğunca, her varlık sayısınca, herşeyin kat katınca, herşeyin dolusunca,

Allâhü Te’âlâ Hazretleri’ninyaratıkları adedince,

Allâhü Te’âlâ Hazretleri’nin Arşının ağırlığınca,

Allâhü Te’âlâ Hazretleri’nin Zatının rızasınca,

Allâhü Te’âlâ Hazretleri’nin kelimelerinin mürekkebince, olmuşlar, olanlar ve olacağı

Allâhü Te’âlâ Hazretleri’ninilminde bilinenler sayısınca,

Allâhü Te’âlâ Hazretleri’nin mülkünün devamı ile daim,

Allâhü Te’âlâ Hazretleri’nin bekası ile bakî olan, sayıları kaplayan ve sınırları kuşatan bir salat ve selam ile salât-ü selâm eyle!


 

17 Eylül 2020 Perşembe

Melekler Selamınızı Peygamberimize Ulaştırsın

Rasûlullâh ﷺ şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz kıyâmet günü her yerde bana en yakın olanınız, dünyadayken bana en çok salat edeniniz olacaktır. Her kim cuma günü ve cuma gecesi bana yüz kere salat okursa, Allâh-u Te'âlâ onun yüz hacetini görür ki bunların yetmişi ahiret hacetlerinden, otuzu da dünya hacetlerindendir.
Sonra Allâh-u Te'âlâ o salevata, onu benim kabrime ulaştırması için bir melek görevlendirir, size hediyeler getirildiği gibi o melek de bana salat eden o kişinin ismini, soyunu hatta aşiretine varana kadar haber verir. Böylece ben onu kendi yanımda bulunan bembeyaz bir sayfaya kaydederim." [Beyhakî, Şu'abu'l-îmân, no:2773, 3/111]
İbn Veddâh (Radıyallâhu Anh)'dan rivayet edildiğine göre; her kim perşembe günü ikindiden sonra (cuma gecesini karşılamak üzere): "Allâhümme Rabbe'ş-şehri'l-harâmi ve'l-meş'ari'l-harâmi ve'r-rukni ve'l-mekâmi ve Rabbe'l-hılli ve'l-harâmi elâ ekri' Muhammeden minni's-selâm"
اَللّٰهُمَّ رَبَّ الشَّهْرِ الْحَرَامِ وَ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِ وَ الرُّكْنِ وَ الْمَقَامِ وَ رَبَّ الْحِلِّ وَ الْحَرَامِ أَلَا أَقْرِئْ مُحَمَّدًا مِنِّي السَّلَامَ
"Ey haram ayların, müzdelife'nin, hacer-i esved'in ve makam-ı İbrâhîm'in Rabbi olan Allâh! Muhammed'e benden selâm okut (söylet)" derse, mutlaka Allâh-u Te'âlâ: "Şüphesiz falan oğlu falan sana selam ediyor" diyerek, bu selamı Rasûlullâh ﷺ'e ulaştıran bir melek görevlendirir. [İbnü Beşküvâl, Kitâbü'l-Kurbe, no:109, sh:123; Sehâvî, el-Kavlü'l-Bedî', no:286]
 


Büyücülerden Korunmak İçin Dualar

Sahabe-i kiramın ulularından Semüre (ibni Cündüb) (Radıyallâhu Te'âlâ Anh) şöyle demiştir: "Şu bir gerçektir ki; her kim bu (Şu'arâ Suresi'nin 78-85) ayetleri(ni) gece veya gündüz, sabah yahut akşam veya uyurken ya da sabaha vardığında (imsak vaktinden itibaren) okursa Tevrât'ı, İncîl'i, Zebûr'u, İbrâhîm (Aleyhisselâm)ın sahifelerini ve Kur'ân'ı okumuş gibi (sevaba nail) olur. 

 
Şüphesiz ki Allâh(-u Te'âlâ) gece veya gündüz bu ayetleri okuyana Halîlü'r-rahmân'ın (Allâh-u Te'âlâ'nın dostu olan İbrâhîm (Aleyhisselâm)ın sevabının bir mislini verir.

Muhakkak ki Allâh-u Te'âlâ dördüncü kat (bir rivayet yedinci kat) semada, kendisine Beyt-i Ma'mûr denilen bir ev bina etmiştir ki her gün (kendisini tavaf etmeleri için) ona yetmiş bin melek girdirir, sonra onlar (ziyaretlerinin ardından) ondan çıkarlar, sonra da kıyamet gününe kadar (kendilerine sıra gelmediği için bir daha ona) dönmezler, işte Allâh-u Te'âlâ bu kişiye onların sevabının bir mislini verir.
Yine şu muhakkaktır ki Allâh-u Te'âlâ cinlerden ve insanlardan, mü'min erkeklerle kadınları yarattığı günden itibaren Sur'a üfürüleceği güne kadar (onlar tarafından kazanılacak) olan bütün sevaplarının bir mislini de bu kuluna verir.
Her kim evine girdiğinde bu ayetleri evinin etrafında yedi kere okursa, evine hırsız giremez ve evi ebediyyen yanmaz.
Her kim bu ayetleri yağmur suyu ve safran(dan yapılmış olan temiz bir mürekkep) ile temiz bir kap içerisine yazar da, sonra onu yıkayıp o(nun içine geçtiği) sudan içebildiği kadar içerse mutlaka Allâh-u Te'âlâ ona bedeninde bulunan her dertten afiyet ve her hastalıktan şifa verir.
Her kim bu ayetleri okur da sonra (o gününde veya gecesinde) ölürse şehid olarak ölür ve şüphesiz Allâh-u Te'âlâ kendisine hem deniz hem de kara şehitlerinden yedi yüz bin şüheda sevabının mislini (bir benzerini) yazar.
Her kim bu ayetleri bir gece içerisinde okursa şüphesiz ki Allâh-u Te'âlâ o gece kendisine ikbal eder (yönelir ve rahmetiyle nazar eder), dünya ve ahiretle ilgili hacet (dilek)lerinden hangisini Kendisinden isterse tümünü ona verir.
Şu muhakkak ki bu ayetleri bir gece içerisinde okuyan kişiden Allâh-u Te'âlâ sahir (büyücü)lerin sihrini ve (yılan ve akrep gibi) bütün haşeratın şerrini defeder.
Yine şüphesiz ki uyuyacağı zaman bu ayetleri okuyan kişinin Allâh-u Te'âlâ bütün amellerini kabul eder, on(un salih amellerden yaptık)ları(nı) noksanlıklardan arındırır ve o kişi için (amellerini) kusurlardan tertemiz eder ki işte Allâh-u Te'âlâ iman eden erkeklerle kadınların amellerine (daima) böylece (lütfuyla) muamele eder.
İsrâfîl (Aleyhisselâm)ın bu ayetler(i okumanın sevapları) hakkında Cibrîl (Aleyhisselâm)a bildirdiğine göre; Allâh-u Azze ve Celle: 'İzzim, celalim (ululuğum ve heybetim), cüdum, keremim (cömertliğim, iyiliğim) ve yüce şerefim hakkı için; her kim Bana iman edip tasdik eder, o Peygamber'i de tasdik edip bu sevaba da inanırsa bunları kendisine veririm.
Şüphesiz Ben, hazineleri eksilmeyen ve nezdinde bulunanlar tükenmeyen Allâh'ım. Mü'min kullarımdan bir kula bütün cenneti verecek olsam yine de bu Benim nezdimde bulunanlardan az ya da çok hiçbir şeyi noksan etmez.
Ben öyle (büyük) bir Allâh'ım ki; bir işi(n olmasını) murad ettiğim zaman ona ancak 'Ol.' derim, o da Benim murad ettiğim şekilde hemen oluverir.
Şüphesiz Ben bir kula bir şey verecek olursam onu ölçüsüz, tartısız ve sayısız veririm. Muhakkak ki Ben bir kula bir şey vereceğim zaman onu (onun ameline göre değil) Kendi büyüklüğüme, saltanatıma ve kudretime göre veririm.
Mü'min kullarımdan herhangi bir kul, dar-ı dünyada (dünya yurdunda) alaca, cüzam ve delilik gibi (hekimlerin çare bulamadığı hastalıklara ve) belalara tutulmuş olanların başlarının üzerine bu ayetleri sadık (ihlaslı) bir niyetle ve halis (şüphelerden arınmış) olan şüphesiz bir inançla yetmiş kere okuyacak olsa elbette onlara o hastalıklardan afiyet verir ve bedenlerinden o dertleri çıkarırım.' buyurmuştur.
(Elbette bu sevapları kazanmak için Allâh-u Te'âlâ'ya ve Rasulü'ne imandan sonra bu sevapları tasdik etmek gerekir.)
Allâh'a iman edip peygamberini(n haberlerini) tasdik eden ve bu sevaplara inanan kimselere müjdeler olsun.
Onları reddedip inanmayanlara ise tam anlamıyla yazıklar olsun." [el-Ğâfikî, Lemehâtü'l-envâr, rakam:1106, 2/827-835; el-Yâfi'î, Fazlu zikrillâh, sh:40; Bu ayetlerin mescide çıkarken okunmasının faziletlerini beyan eden farklı bir rivayet için bkz.: es-Süyûtî, ed-Dürru'l-mensûr, 1/1270-271; İsmâ'îl Hakkî, Rûhu'l-beyân, 6/287; Ezkâr ve De'avât Külliyatı, 1/233-234]
AYET-İ KERİMELERİN OKUNUŞU
بِسْمِ اللهِ، اَلَّذِي خَلَقَنِي فَهُوَ يَهْدِينِۙ ﴿٧٨﴾ وَالَّذِي هُوَ يُطْعِمُنِي وَيَسْقِينِۙ ﴿٧٩﴾ وَاِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِۖ ﴿٨٠﴾ وَالَّذِي يُمِيتُنِي ثُمَّ يُحْيِينِۙ ﴿٨١﴾ وَالَّذِي اَطْمَعُ اَنْ يَغْفِرَ لِي خَطِيـَٔتِي يَوْمَ الدِّينِۜ ﴿٨٢﴾ رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَاَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَۙ ﴿٨٣﴾ وَاجْعَلْ لِي لِسَانَ صِدْقٍ فِي الْاٰخِرِينَۙ ﴿٨٤﴾ وَاجْعَلْنِي مِنْ وَرَثَةِ جَنَّةِ النَّعِيمِۙ ﴿٨٥﴾


12 Eylül 2020 Cumartesi

Manevi Rızıklara Lütuflara Erişmek İçin Dua

 "Salli ve sellim ve bârik yâ Mükîtü 'alâ men yet'amü 'indeke ve yebît"

صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا مُقِيتُ عَلَى مَنْ يَطْعَمُ عِنْدَكَ وَ يَبِيتُ
"Ey (güç-kuvvet sahibi ve kullarına rızıklar dağıtan, azıklar veren) Mükît! Senin (manevi) katında (İlahi bahşişler ve mukaddes feyizlerle nimetlenerek) yiyen ve geceleyen (bu yüzden iftarsız-sahursuz günlerce visal orucu yapabilen) zata salat-ü selam et ve bereket yağdır."
 

Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-Mükît" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 550 kere) salat ederse, marifet nurları ile Allâh(-u Te'âlâ) ona (hacetlerinin husulü için) kafi gelir. Ayrıca onu: 'Ben Rabbim'in (manevi) katında geceliyorum. (O beni yedirip içeriyor.)' (el-Bezzâr, el-Müsned, rakam:9008, 2/480) hadis-i şerifinin mefhumunun manevi azığıyla rızıklandırır. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l-'âlemîn]

Günahların Sabaha Bağışlanmış Olsun

Alî (Radıyallâhu Anh) şöyle anlatmıştır: Rasûlullâh ﷺ bana bir takım vasiyetlerde bulunmak üzere şöyle buyurdu:

Ey Ali! Sana bir takım tavsiyelerde bulunacağım. Onları iyi belle ki sen benim bu vasiyetimi muhafaza ettiğin müddetçe hayırda olmaya devam edersin.
10. Ey Ali! Cuma gecesinde Duhân Suresi'ni oku ki senin için (günahların) bağışlanmış olarak sabaha çıkasın.
Ey Ali! Benim bu vasiyet(ler)imi iyi muhafaza et, şüphesiz ki sen hak üzeresin, hak (daima) seninle beraberdir. [el-Fütûhatü'l-Mekkiyye, Muhyiddîn ibni Arabî]