17 Nisan 2021 Cumartesi

Gaziantep evlilik

Gaziantep evlilik: Gaziantep bayan sitesine hoş geldiniz. Bir Gaziantepli olarak iyi bayanler dilerim Gaziantep bayan odalarında. Gaziantep ilimizin baklavası, hakvesi ve barajları…

3 Nisan 2021 Cumartesi

4. Kat Semadan Melekler Yardımına İnsin

Eshab-ı kiramın büyüklerinden Enes bin Malik (radıyallahu anh) anlatıyor: 

Ebu Milak (radıyallahu anh) diye bir zat vardı. Tüccarlık yapar; ticaret için uzak bölgelere giderdi. Yine bir gün ticaret için yola çıkmıştı. Önüne, tepeden tırnağa kadar silahlı bir eşkıya çıktı ve; “Mallarını alıp seni de öldüreceğim” dedi. Ebu Milak da; “İşte malım, al senin olsun, beni bırak” dedi. Eşkıya; “Benim âdetim bu. Hem mal hem can” dedi. Ebu Milak; “Madem öyle, müsaade et de namaz kılayım” dedi. Eşkıya; “İstediğin kadar kıl” dedi... 

Ebu Milak, abdest aldı, sonra namaz kıldı; namazdan sonra ellerini açtı ve şöyle dua etti: 

“Yâ Vedûd! Yâ Vedûd! Yâ Ze’l-arşi’l-Mecîd! Yâ Mubdî, Yâ Mu’îd! Yâ Fe’âlun limâ yurîd! Eseluke bi-nûri vechike’llezî mele’e erkâne arşike ve es’eluke bi-kudretike’lletî kadderte bihâ halkake ve bi rahmetike’lletî vesiat kulle şeyin. Lâ ilâhe illa ente. Ya Muğîs, eğisnî! Ya muğîs, eğisnî! Ya muğîs, eğisnî!..” 

Bu duasını üç defa tekrarladı. O esnada bir atlı belirdi. Elindeki mızrağı atının iki kulağı arasına yerleştirmiş bir şekilde süratle eşkıyaya doğru yöneldi. Atlı, elindeki mızrağı eşkıyaya öyle bir vurdu ki, anında can verdi. Atlı, Ebu Milak’a dönerek; “Kalk” dedi. Ebu Milak; “Anam babam sana feda olsun, sen kimsin?” diye sordu. Atlı; “Ben dördüncü kat gökte bulunan bir meleğim. Sen ilk dua ettiğin zaman göğün kapılarının gıcırdayıp ses verdiğini işittim. İkinci defa dua yapınca gökte bulunan meleklerin feryadını işittim. Sonra üçüncü defa dua edince, bana ‘Bu, sıkıntı içindeki bir kulun duasıdır’ dendi. Ben Allahu tealadan, dua edene yardım ve zâlimi öldürmek için izin istedim. İzin verildi ve sana yardıma geldim” dedi.

 Bu hadiseden sonra Ebu Milak (radıyallahu anh) Medine’ye döndü. Doğruca Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in huzuruna geldi ve başından geçen hadiseyi anlattı.

 (İbn Ebi Dunya, Mecabud Daavat, 1/27, Hadis no: 23; İbn Hacer el-Askalâni, el-İsâbe fi temyizi's-Sahâbe, IV/182 - İbn Ebi Dunya, Enes’den; Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/427)

27 Mart 2021 Cumartesi

Salavatı Suğra - Abdülkadir Geylani k.s


Gavs-ı Azam Seyyid Şeyh Abdül Kadir Geylani (k.s.) Hz.leri bu salavatı Bağdat’ta yazmıştır. Faziletleri bakımından Dünya çapında ün yapmış, çok kutsal, çok önem, çok etkili mucizevi bir salavattır. Bu salavatta çok özel büyük bir nimet vardır ki, kıymetini iyi bilin. 1001 çeşit faydası var. Hayatınıza %100 başarı getirecek. Kendinizi güvende ve huzurlu hissedeceksiniz. Şanssızlık diye bir şey olmayacak. Değişime hazır olun. Aşağıdaki salavatı 3, 7, 9 gibi tek sayı olarak okuyunuz. Her okumada ellerinize üfleyiniz. Okuma bittikten sonra tüm vücudunuza sürünüz.

Salavat-ı Suğra Okunuşu:

“Allahümme salli alâ seyyidina muhammedinis sabikı lil halkı nuruhu, ve rahmetunlil âlemîne zuhûruhu, adede men medâ min halkıke ve men bekıye ve men seıde minhüm ve men şekıye salaten testağrikul eddu ve tuhîtu bil haddi salaten lâ ğayete lehâ ve lâ müntehâ velenkıdae salâten dâimeten bi devâmike ve alâ âlihî ve sahbihî ve sellim teslîmen kesîran misle zâlike.”

Manası:

“Allah’ım! Nuru, yaratılanlardan önce meydana gelen, ortaya çıkışı alemlere rahmet olan Efendimiz Muhammed’e bundan önce gelip geçen ve halen var olan mahlukat adedince ve bu mahlukat içinde said ve şaki olanlar sayısınca, hatta öyle ki, had ve hesaba sığmayacak, sonu gelmeyecek ve tükenmeyecek derecede ve Senin yüce varlığının devamı süresince salat ve selam eyle. O’nun aline ve ashabına da aynen bu mertebede salat ve selam eyle.”

Fazileti :
1-) Bu salavat-ı şerif sabah 10 ve akşam 10 kez okuyan, Allah teâlâya yaklaşacaktır.
2-) Dünyanın bütün felaketlerinden güvende olacaktır.
3-) Allah’ın sonsuz rahmeti ve bereketi onun üzerine başlayacaktır.

Salâtü'l-İnkaz (Kurtarma Salâtı) Sîğası

 Allâhümme salli ve sellim alâ seyyidinâ ve mevlânâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî salâten tehullu bihâ uqdetî, ve tüferricu bihâ kürbetî, ve tünqizünî bihâ min vahletî ve tüqîlu bihâ asratî, ve taqdî bihâ hâcetî, ve tübelliğunî bihâ ümniyyetî. 

NOT : En sonda okunacak olan salevât 1000 kere okunacaktır. Videonun son kısmında salevâtın kaç kere okunacağı belirtilmiştir. Ancak dikkatinden kaçan kardeşlerimiz olabilir. Onun için bir kez daha belirtmek istedim. 


KAYNAK: DÜĞÜMLERİ ÇÖZECEK KIYMETLİ SALEVAT - CÜBBELİ AHMET HOCA ALINDIĞI KAYNAK : https://cubbeliden.blogspot.com

24 Mart 2021 Çarşamba

İmkansız Herşey İçin Garantili Dualar

Bu ism-i şerîfin hassâsı şudur ki; bir kimsenin Allâh'u Te'âlâ katında yahut yaratıklarından biri nezdinde bir hâceti olsa fakat bunun husûlü zora girse, kişi o işinin görülmesi için ne kadar çabalasa da bir türlü muradına eremese, bu kişi cuma günü guslederek, en güzel ve en değerli elbisesini giyinip mescide gelerek bu hacetinin görülmesi niyetiyle bu ism-i şerîfi iki bin defa okusa, o isteği hiç olmayacak bir iş de olsa Allâh'u Te'âlâ bu ism-i şerîfin bereketiyle o hâcetini yerine getirir. [Şihâbüddîn es-Sühreverdî, Şerhu'l-esmâi'l-erba'în]
İsm-i şerîf şöyledir:
يَا اَللّٰهُ الْمَحْمُودُ فِي كُلِّ فِعَالِهِ، يَا اَللّٰهُ!
Latincesi:
Yâ Allâhü'l mehmûdü fî külli fi'âlihî, yâ Allâh!
Meali:
Ey bütün işlerinde hamdolunmaya lâyık olan Allâh! Yâ Allâh!


ALLAH'ın Tecellilerine ve Gaybi Sırlara Erişmek İçin Dua

"Salli ve sellim ve bârik yâ Rakîbü 'alâ seyyidinâ Muhammedin salâten tükirru bihâ 'ayne'l-habîb"
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا رَقِيبُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ صَلَاةً تُقِرُّ بِهَا عَيْنَ الْحَبِيبِ
"Ey (gönüllerde gizlenen şeyleri bilen, herkesin yaptığını görüp gözeten, her şeyi murakebe eden, yarattıklarından bir an bile gafil olmayıp onların işlerine asla ilgisiz ve kayıtsız kalmayan) Rakîb!
Kendisiyle Habib(in Yüce Zatı'nın sevgisine mazhar olmuş peygamberin)in gözünü aydın edeceğin bir salat ile Efendimiz Muhammed'e salat-ü selam et ve bereket yağdır." 
 
Havassı ve Okunma Adedi 
 
Her kim "er-Rakîb" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 312 kere) salat-ü selam okursa, Rabbi tarafından (gelen) açık bir delili görür de böylece günahlara düşmekten korunmuş olur.
Ayrıca bu salatta murakabe (Allâh-u Te'âlâ'nın tecellilerini gözleme) ve (gaybi sırlar hakkında) keşif sırrı mevcuttur. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l-'âlemîn]
 

Kadir Gecesi Namaz Kılmış Gibi Sevap Kazanmak

Kişi yatsı namazından sonra mescitten çıkmadan önce dört rekât kılmaya devam etmelidir.
Zira bu dört rekât Kadir Gecesi'nde kılınmış olan dört rekâta denktir. [Ebû Abdillâh Muhammed ibni Ali ibni Hasen el-Hakîmü't-Tirmizî, Kitâbü'l-İhtiyâtât, no:19, sh:81]
(Hakîm-i Tirmizî Hazretleri bu bapta yatsıdan sonra kılınacak dört rekâtın mescitte kılınmasını şart koşmuş gibi bir beyanda bulunmuştur ki buna dâir rivâyetler de vardır.
Ancak yatsı namazını evde veya başka bir yerde cemaatle kılanlar yahut cemaatle kılması gerekmeyen engelliler ve hanımlar bu müjdeden mahrum olmasınlar diye biz burada mescitte kılınma şartı geçmeyen diğer rivâyeti zikredelim).
Rasûlullâh ﷺ şöyle buyurmuştur: "Öğleden evvel dört rekât kılan kimse onları geceleyin tehecütte kılmış gibidir.
Yatsıdan sonra dört rekât kılan da onları Kadir Gecesi kılmış gibidir." [Taberânî, el-Mu'cemü'l-Evsat, no:6332, 6/254; Hâfız, et-Terğîb ve't-terhîb, no:821, 2/7]

 
 

Kabirde Sorgu Şiddetinden Korunmak İçin

Alî (Radıyallâhu Anh) şöyle anlatmıştır: Rasûlullâh ﷺ bana bir takım vasiyetlerde bulunmak üzere şöyle buyurdu:
Ey Ali! Sana bir takım tavsiyelerde bulunacağım. Onları iyi belle ki sen benim bu vasiyetimi muhafaza ettiğin müddetçe hayırda olmaya devam edersin.
14. Ey Ali! Uyku anında Tebârake oku ki, kabir azabını ve Münker-Nekir'in sorgu-sualini(n şiddetini) senden defetsin.
Ey Ali! Benim bu vasiyet(ler)imi iyi muhafaza et, şüphesiz ki sen hak üzeresin, hak (daima) seninle beraberdir. [el-Fütûhatü'l-Mekkiyye, Muhyiddîn ibni Arabî]

 

13 Mart 2021 Cumartesi

Salât-ı Terahhumiyye Faziletleri

ÂDEM BABAMIZA VE HAVVÂ ANNEMİZE SALAT İÇEREN SALÂT-I TERAHHUMİYYE

Hâfız Ebû Mûsâ el-Medînî (Rahimehullâh) seleften bir zatın: "Bir kere ben Âdem (Aleyhisselâm)ı rüyamda gördüm, evlatlarının kendisine çok az salevat okuduklarından şikayet ediyordu" dediğini senediyle nakletmiştir. [Yûsuf en-Nebhânî, Se'âdetü'd-dâreyn, sh:89] 
 
Bedir ehlinden olan Ebû Üseyd Radıyallâhu Anh) şöyle anlatmıştır: "Bir kere ben Rasûlullâh ﷺ'in yanında oturuyorken ensardan bir adam kendisine gelerek: 'Ya Rasûlallâh! Annem-babam vefat ettikten sonra benim üzerimde onlara kendisiyle iyilikte bulunmam gereken bir hak kaldı mı? ' dediğinde Rasûlullâh ﷺ:
'Evet, dört haslet vardır ki (onlar da); kendilerine dua edip onlar için istiğfar etmek, vasiyetlerini yerine getirmek, dostlarına ikramda bulunmak ve ancak onlar cihetinden seninle rahmi (akrabalığı) bulunan kişilere sıla-i rahim yapmaktır. İşte vefatlarından sonra onlara yapabileceğin iyilik olarak üzerinde kalan vazife ancak budur' buyurdu."
 [Ahmed ibnü Hanbel, el-Müsned, rakam:16059, 25/457; Ebû Dâvûd, es-Sünen, rakam:5142, 4/336; el-Hâkim, el-Müstedrek, rakam:7260, 4/171; et-Taberânî, el-Mu'cemü'l-evsat, rakam:7976, 8/65; el-Beyhakî, Şu'abü'l-îmân, rakam:7514, 10/293; İbnü Şâhîn, et-Terğîb, rakam:301, sh:94] 
 
Bu hadis-i şerifin delaleti vechile; ilk babamız ve annemiz olan Âdem ve Havvâ (Aleyhimesselâm)a salat-ü selam okumamız onların bizim üzerimizde bulunan haklarındandır.
Ayrıca Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasûlullâh ﷺ: "Allâh'ın nebilerine ve rasüllerine salat okuyun, zira şüphesiz Allâh-u Te'âlâ beni peygamber olarak gönderdiği gibi onları da (nebi olarak) gönderdi." (el-Beyhakî, Şu'abü'l-îmân, rakam:130, 1/277; el-Bezzâr, el-Müsned, rakam:9412, 16/241) buyurarak kendisiyle birlikte diğer nebilere de salat-ü selam okunmasını emretmiştir.
Biz de bu vesileyle sizlere "Delâilü'l-hayrât"ta zikredilen, Efendimiz ﷺ'e salattan sonra Âdem ve Havvâ (Aleyhimesselâm)a ve onlardan doğan tüm nebilere, sıddıklara, şehitlere ve salihlere, ayrıca tüm melaike-i kirama salevat ihtiva eden bir salevat-ı şerifeyi yazmayı münasip gördük.
Ayrıca bu salevat-ı şerifede hem kendimizin, hem de bizi doğuran anne-babamızın ve tüm inananların günahları için mağfiret talebi ihtiva eden bir istiğfar mezkur olup sonunda da cennet hazinelerinden olan doksan dokuz derde deva "Lâ Havle-i Şerif" zikredilmiştir ki müminlerin günahları için istiğfar etmenin fazileti hakkında Ümmü Seleme (Radıyallâhu Anhâ)dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasûlullâh ﷺ şöyle buyurmuştur: "Kim her gün: 'Allâhümmeğfir lî ve li'l-mü'minîne ve'l-mü'minâti'
اَللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي وَ لِلْمُؤْمِنِينَ وَ الْمُؤْمِنَاتِ
'Ey Allâh! Beni ve inanan bütün erkek ve kadınları bağışla' derse, (dua ettiği) her müminden (dolayı inananlar sayısınca) kendisine bir sevap yazılır." [et-Taberânî, el-Mu'cemu'l-kebîr, rakam:877, 23/370)
Yine böylece Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh)dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasûlullâh ﷺ şöyle buyurmuştur: "Her kim müminler için mağfiret talebinde bulunursa, Allâh-u Te'âlâ Âdem (Aleyhisselâm)dan itibaren ondan sonraki herkes adına kendisine istiğfar iadesi yapar." [İbnü Bişrân, el-Emâlî, rakam:244, sh:116; el-'Irâkî, el Muğnî, sh:382; Muhammed el-Fâsî, Metâli'u'l-meserrât, sh:303] 
 
Salât-ı Terahhumiyye'nin Okunuşu
"Allâhümme salli 'alâ seyyidinâ Muhammedin ve 'alâ âli seyyidinâ Muhammedin ve e'ğtihi'l-vesîlete ve'l-fedîlete ve'd-deracete'r-rafî'ate veb'ashü'l-mekâme'l-mehmûdellezî ve'adtehû me'a i(kh)vâni'n-nebiyyîne. Sallallâhü 'alâ seyyidinâ Muhammedin nebiyyi'r-rahmeti ve seyyidi'l-ümmeti ve 'alâ ebînâ Âdeme ve ümminâ Havvâe ve men veledâ mine'n-nebiyyîne ve's-siddîkîne ve'ş-şühedâi ve's-sâlihîne, ve salli 'alâ melâiketike ecme'îne min ehli's-semâvâti ve'l-eradîne ve 'aleynâ me'ahüm yâ Erhame'r-râhimîne! Allâhümmeğfir lî zünûbî ve li vâlideyye verhamhümâ kemâ rabbeyânî sağîran ve li cemî'i'l-mü'minîne ve'l-mü'minâti ve'l-müslimîne ve'l-müslimâti'l-ehyâi minhüm ve'l-emvâti, ve tâbi' beynenâ ve beynehüm bi'l-(kh)ayrâti, [rabbiğfir verham ve ente (kh)ayru-r-râhimîne], ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-'aliyyi'l-'azîmi" 
 
‎اَللّٰهُمَّ صَلِّ علٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعلٰى اٰلِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَأَعْطِيهِ الْوَسِيلَةَ وَالْفَضِيلَةَ وَالدَّرَجَةَ الرَّفِيعَةَ وَابْعَثْهُ الْمَقَامَ الْمَحْمُودَ الَّذِي وَعَدْتَهُ مَعَ إِخْوَانِهِ النَّبِيِّينَ. صَلَّى اللهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ نَبِيِّ الرَّحْمَةِ وَسَيِّدِ الْأُمَّةِ وَعَلَى أَبِينَا اٰدَمَ وَأُمِّنَا حَوَّاءَ وَمَنْ وَلَدَا مِنَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ وَالصَّالِحِينَ، وَ صَلِّ عَلَى مَلَائِكَتِكَ أَجْمَعِينَ مِنْ أَهْلِ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرَضِينَ وَعَلَيْنَا مَعَهُمْ يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ! اَللّٰهُمَّ اغْفِرْ لِي ذُنُوبِي وَلِوَالِدَيَّ وَارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا وَلِجَمِيعِ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ وَالْمُسلِمِينَ وَالْمُسْلِمَاتِ الْأَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَالْأَمْوَاتِ، وَتَابِعْ بَيْنَنَا وَبَيْنَهُمْ بِالْخَيْرَاتِ، [رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَأَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمِينَ]، وَلَا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِااللهِ الْعَلِيِّ الْعَظِيمِ‎
 
"Ey Allâh! Efendimiz Muhammed'e ve Efendimiz Muhammed'in Ehl-i Beyti'ne salat eyle, Sen ona peygamber kardeşleriyle birlikte vesile (aracılık ve şefaat hakkı), fazilet ve yüksek derece ver ve Sen onu kendisine vaad ettiğin Makam-ı Mahmud'a ulaştır. Allâh-u Te'âlâ ümmetin Efendisi ve rahmet nebisi olan Muhammed Efendimiz'e, babamız Âdem'e, annemiz Havvâ'ya ve onların doğurdukları tüm nebilere, sıddıklara, şehitlere ve salihlere salat eylesin. Ey acıyanların en merhametlisi! Göklerin ve yerlerin ahalisinden olan cümle meleklerine ve onlarla birlikte bize de salat eyle.
Ey Allâh! Benim ve anne-babamın günahlarını bağışla, onlar beni küçükken büyüttükleri gibi Sen de onlara rahmet eyle, imanlı erkek ve kadınların Müslüman erkek ve kadınların dirilerinin ve ölülerinin cümlesinin de (günahlarını mağfiret eyle).
Ayrıca Sen (Allâh için birbirini sevme, ziyaret etme, merhamet edip ilgilenme ve hayır duada bulunma gibi) bizimle onlar arasında (gidip gelen) hayırlı amelleri birbiri ardınca nasib eyle. Ey Rabbim! Bağışla, merhamet eyle, acıyanların hayırlısı ancak Sensin.
Günahlardan dönüş ve ibadete kuvvet ancak O çok yüce ve pek büyük olan Allâh'ın yardımıyladır." [el-Cezûlî, Delâilü'l-hayrât, rakam:203-204, sh:86-87; Muhammed el-Fâsî, Metâli'u'l-meserrât, sh:302-304

17 Şubat 2021 Çarşamba

Sürekli Zina Eden Kişiyi Vazgeçirmek İçin Dua

İçki kumar uyuşturucu madde bağımlılığı zina ve her türlü ahlaksı kötü işlerin defi için uygulanır
 Kaynak: H. Esrar

1 Şubat 2021 Pazartesi

Hz. Ali ve Fatiha Şerif Uygulaması


Fatiha suresinin faziletleri, sırları ve havasları

Kef Duası Nedir?


Kef  Duası her hangi bir maksatla okunacağı vakit 41 kere okunur.

Evlilik Hakkında Uyumluluk Ebced Hesabı

Kadın vs Erkeğin isimleri ebced ile hesap edilip toplanır

7 ilave edilir
9 a bölünür 

Kalana bakılır 

Bir kalırsa evlilik boşanma ile biter
2 kalırsa büyük saadete işaret eder
3 kalırsa ilk yıllarda büyük sıkıntılara işaret eder yaşlılıkta rahata isaret eder
Dört kalırsa evlilikte uğursuzluk ve kotu haller olur eşlerden biri ihanet eder
5 kalırsa çok evlat ve çok mala işaret eder
6 kalırsa sürekli geçimsizlik olur
Yedi kalırsa eşler birbirini çok sever ve öyle devam eder
Sekiz kalırsa bol rızık olur
Kalan olmaz ise evlilik uygun değildir 

Örnek
Ali ve Fatma evlenecek
110 ve 135 ebced

245 eder
7 ekledik 
252 eder
9 a bölecegiz kalana bakacagız 

Kalan 0 

Simya Tozu Nedir?

Simya tozu nedir ne amaçla yapılır?
 

Hz. Süleyman ve İki Su Hamalı


Nabak şehrinde bir piri sakka (su hamalı) vardı. ömrü müflislik ile geçmişti. Adına

Sakkayı Hamidi derlerdi. Müflis hir dervişti. Süleyman Aleyhisselâmı tenha görüp gönlünden varayım Hazreti Süleymanla konuşayım belki ban bir ihsan eder dedi.

Varıp Süleyman Makamına geldi. Hatipler reddetmek istedi. Sakka Hamidi bağırarak seslendi:

Ey emiri insi ve cin zıllı Mabud Ey Süleyman bin Davud degahina şeylillaha geldim. Derdi olan bir pirim bana ihsan eyle dedi.

Hazreti Süleyman pirin avazını duydu. Pisliğini görüp görüp acıyıp seslendi ki

Gel ya pir seni kimse reddetmesin dedi.
Haciplere emir etti yanına getirdiler. 
sual etti ki:

Ya piri aciz kac yaşındasın.

Ya nebiyallah atan Davud Aleyhisselâm dünyaya geldiğinde ben şeriat emrine girdim yaşim o vakit 44 idi. amma o vakitten sonra ne kadar oldu bilmiyorum dedi.

Süleyman Aleyhisselâm hakimlere emir etti hesapladılar. 

Davud Aleyhisselâm doğumundan vefatına yüz yıl tutup müddet-i saltanatdan dahi sekiz yıl geçmiş yüz sekizde kırk dört yılı dahi taksim ettiler 152 yıl ömür oldu.

bu 152 içinde sakka halen zinde idi. 
arkasına suyu alır getirir Nabaķ şehrinin halkına su ulaştırırdı.

başında imamesi ve omzunda libası parça parça köhne ve yalın ayak dururdu. 

Hazreti Süleyman Şakanın ömrüne şaşırıp sordu:

Ne acayip haldirki sizin bu halle ömrünüz uzun olur ve bizim gibi haliflerin kısa olur.

sakkayı pir cevap verdi ki:

Ya nebiyallah benim bildiğim budur ki 

sizüñ rızkınız bu bardaktan su döküldüğü gibi gelir ve amma ki bizim rızkımuz küpten su damlar gibi gelir o sebebten bizim ömrümüz uzun sizin ömrünüz kısadır dedi.

Süleyman Aleyhisselâm dedi ki:

Ya sakkayı pir ne acayip söz söyledin

Şimdi ben sana ihsan buyurup zengin etsem ömrün sona erer kısalır mı.

pir cevap verdi ki:

Evet öyle olur,  zira ki bir kişiye takdir olunmuş rızıkı ve takdir olan nefesi az az alsa
verse yahut çokça nefes alsa verse ol takdir olan hazineye el vursa yese içse
Dağıtsa çürütse hiç ona nafaka kalmasa onun ömrü sona erer.  Zira ki takdir olan rızkı yedi tüketti. amma ki ağır yese o takdir olunan olan rızkı tamam tüketmeyince ömrü sona ermez. 

Ya Süleyman ben bu durumu tecrübe ettim. Hindistanda Ademi Safi mezarlığında riyazet çekici demkeşler olur ki gece ile gündüzde ademoğlu 24000 nefes alıp verse gerektir.
her nefes zamanı bir saattir ve her nefeste ecelden iki kerre korku vardır. alına
verilmeye ve çıka ve girmeye.

gece ile gündüzde 48 kerre ecelden korku
vardır. bunun gibi dünyada kişi ne rahat ola ki 48000 kerre gice ile gündüzde ecel korkusu çekesin ki nefsinin öleceğini dahi tahkik bilesin.

Ya nebiyallah o demkeşler bu halw muttali olup ölecekleri vakit evlatlarına tembih ederler. gece ile gündüzde 2000 miktarı nefes almayı ve yedi dirhem arpa ekmeği yemeyi nasihat ederler.

o nefeslerin az alıp verdikleri için onlara demkeş dirlerdi ve bir söz ki menfati yoktur boştur ağız açıp onu söylemezler ki  soz söylemek için nefes almak lazım gelir. Çoğunlukla sözleri işaret iledir ve Hak tealayı kalp ile zikir ederler. mühim iş olsa o vakit söz söylerler veya yazı ile haber verirler.

o sebepten görürüz ki onların ömru uzun olur. Çok çeşitli yemek yemezler ve derler ki hastalık ondan ortaya çıkar olur. Örnek behayimin (dört ayaklı hayvan ) gıdası türlü olmadığından hastalıķları dahi azdır der böyle
Zan ederler. 

O demkeşlerin  sözlerine itimat itmezdim velakin imtihan ettim gördüm denedim benimde başıma geldi dedi. 

Süleyman Aleyhisselâm şaşırıp seslendi:

Ya Sakkayı hamidi bizim zannımızca Allahu Teala ne takdir etti ise o ömrü sürse gerekir. Vakti saati bellidir o gelince ömrü sona erse gerek.

amma ki senin bu sözünü imtihan edelim tecrübe edelim dedi

tecrübe etmek evladır deyip hadimlerine buyurdu sakkaya bin kızıl altın verdiler ki hepsi yusufidir. bir altun yedi misal senbūse (üçgen) şeklindedir. 

Sakka dua edip alıp gitti.

meğer ki onun bir sakka yoldaşı vardı.
adına Said derlerdi ki Habeşliydi
henüz gençti. Yüzü şirin lisanı güzeldi.

gördi ki Süleyman Aleyhisselâm sakkayı hamidiye çok ihsan verdi. Hased etti diledi ki varıp Süleyman Aleyhisselâmdan kendide nimet isteye. 

Vardı nazarında geldi şiir okuyup methler etti

Hazreti Süleyman Saidin halini güzel gördü.
Hz Süleyman altın bir tahtta oturmuştu.
Ondan kalkıp bir ağaç kürsü üzerinde oturdu.

Emir etti Altın kürsüyü saide verdiler.
Hz Süleyman sual etti:

Ya Said nerden geldin.

Said cevap verdi

Habeşten geldim

Yine sordu

Dünyalıkta neye kudretin yeter

Said cevap verdi

Hiçbir şeye kuvvetim yetmez ne is tuttumsa rast gitmedi dedi

Süleyman seslendi ki 

bu Zerrin kürsü sana yeter var sermaye edin sakkalığı bırak zira ki bu sana tacirlik etse yeterli gelir ölünceye dek kimseye muhtaç olmazsın dedi

sakka şad olup hz Süleymana dua etti.

Said kürsüyü alıp gitti varıp pazara götürdü diledi ki sata her almak isteyen baktı ki altın degildir illa ki has pirinçtir

Birkaçı seslendiki 

Bu kürsüyü Süleyman Aleyhisselâma cinniler
getirmiştir sahtedir. kim bilir ne madenini şekli altına benzer.

Bir kaçıda şöyle seslendi

bu kürsünün yüzünü altın ile kaplamışlar amma içi ne madenidir kimse bilmez.

bazısıda şöyle seslendi

eğer bu kürsü kızıl altın olsaydı Süleyman Aleyhisselâm neden bunu bu sakaya versin

Saf altın olaydı bunu kimse buna vermezdi.

Bedeli ancak yüz tengeye çıkdı ki her tenge dört dirhem gümüştür. Said o fiyata satıp işine gitti. Sözler üzerine bu kürsü altın değildir sahtedir deyip ucuz bir fiyata sattı.

Ahi melik pazarda kürsünün böyle satıldığını görüp gelip Süleymana haber verdi.

Süleyman Aleyhisselâm şaşırdı o kürsüyü alanı çağırdı yüz tenge fazla verdi ammā ki bu kürsüyü alan gördü Hz Süleyman böyle fazla verir bildi ki kürsü hakikat altındır.

Vermedi götürüp parçaladı potaya koyup eritti parça parça edip kalıpladı sattı karun gibi oldu.

ol sakka Said parayı tez zamanda bitirdi yine aç fakir kaldı. Sakkayı Hadimi ki Hazreti Süleyman onada çok mal verip zengin etmiş idi o dahi birkaç ay geçmedi vefat etti.

Hazreti Süleyman bu salkaların haline şaşırdı 

Lokman Hakime çağırdı 

Ya Hakim o sakkaya bunca mal verdik zengin ettik  ömründen teftiş ettik gördük ki gerçek söyledi çünki rızkı su tulumu ağzından  boşalan su gibi geldi ki ömrü kısa oldu.

Lokman Hakim Cevap verdi 

Ya Süleyman Hak Teala her doğan için bir miktar saadet kıldı dünyada onu iki bölük kıldı.

Bir bölümün ömrünü uzun kıldı ve bir bölümünü refah ile zengin kıldı

Doğanın ömrü uzun olur dirligi refahı az olur ömrü az olur dirliği Refahiyeti çok olur.

Ya nebiyallah ömür ve devlet ikiside Allahu tealanın emrindedir o Beni ademden her kişiye ne takdir etti ise o olur. 

her insana saadettin ve nimetten nasip kıldı onu iki bölük eyledi bir bölüğünü dünyada ve bir bölüğünü ahirette kıldı 

nitekim Hak teala kelamında buyurdı

Ve kullü şeyin indehu bimiktarin 

ve dahi 

mā nunezziluhu illa bikaderin malūmin

o miktar dünyada insana nimet olur 
o miktar ahiiretde eksilir

ki hak Teala 

ezhebtum tayyibatikum fi hayatikümüddünya
vestematum biha dedi 

ve dahi 

men kane yüridu harsel ahireti
nezidlehu fi harsihi ve men ksne yüridu harsed dünya nutihi minha ve malehu fīlahireti min nasibin dedi.

İşaret eyledi ki 

vebtegı fima atekellahud darul ahirete ve latensa nasibeke mined dünya ve ahene kema ahsenellahu ileyke.

bizüm dwdüklerimizin hakikatine delalet eder zira onlar bildiler ki ahirette nasibi o takdim eylediği miktardır zira hak Teala

ve ma tukaddimū li enfusikum min hayrin teciduhü indellahi dedi.

Ya Süleyman o dünyada mütelezziz olup mütennim olanlar hallerine mağrur olmaz
zira o dünya nimetleri onlardan zail olur fukaradan olurlar ve eşkiyadan olurlar.

nitekim Allāhu Teala buyurur 

ve seyalemullezine zalemu eyye munkalebin
yenkalibune.

tehdid ve rahid kifayet eder 

Ya nebiyallah o  sakka ki zerrin kürsü vermiştiniz o takdirullahta yoktu ki bu altın kürsüyü satıp parasını alıp tamam zengin ola. Ondan olmadı.

Lokman Hakim Süleymana hikmet ile  cevap
Verdi Süleyman işitip güzel buldu

Sonra Cebrail Aleyhisselâm gelip haktan selam verip seslendi

ol piri sakka gelip ömrünün uzunluğunu müflisliğinden tuttuğu nefesten 
ve zenginlerin ömrü kısa olur dediği sebebten vaktaki ömrü sona erdi zenginlik ile ömür sürmeden vefat etti. kendi sözünü eceli tasdik etti.

Hak teala bildirdi ki devlet saaadettir ve  ömrü azize eyyamı mühletdir (ömür sayılı gündür. benim takdirimde başka iş yoktur.
bir kimsenein eceli gelse bir nefes dahi hayat bulması mümkün değildir.

nitekim iza cae eceluhum fe la yestehirune saaten ve la yestakdimüne 

Ya nebiyallah ol bir sakkaya hak teala devlet ve saadet vermemek ister sen diledin ki bir zerrin  kürsü verip onu zengin edesin.

kürsüyü alıp satmaya sundu hak emri ile gönül gözü baglandı

Hiç kimse onun halis altın olduğunu bilemedi.

Hak teala buyurdu ki

O saka kişi dünyaperest olur ahireretini unutur diye ki o daim ibadet kilip benden dua diler ve sakka olarak halka su ulaştırırdı daim  iman talep kılardı ki reva görmedim ki Karun gibi mala haris olup mal onu azdırıp gunahkar ede.

bunca zamandan beri ibader ettigi boşa gider iblis gibi ziyan ederdi.

ol iki yüz tengeye ki altın kürsüyü sattı ona bir hırsız musallat edip evinden aldırdım o kürsüyü de mal-pereste nasip ettim

benim takdirimde buydu ki ol sakka müflis vw fakir ömür sürüp kanaat kila riyazet çekip bana taat ede. Ahirette ona rahmet kılıp cennet verem.

ve ol riba hor dünya peresti zengin ettim ahirette zelil edem. dirhem altın yerine bin azap kılıp (19) cehennemde canına şiddet kılam ki bi hesap ola.

dünya malı iki kısımdir bir kısmı helaldir nitekim ikinci kısım haramdır 

Onun sahibi azap çekecektir.

Herkes yaptığının karşılığını görecektir 

fe men yamel miskale zerratin hayran yerah ve men yamel miskale
Zerratin şerren yerah.
 
kaynak:dbaetv.blogspot.com

Akrep Burcunun Görevli Meleği

 Süleyman aleyhissselam azamet ile saltanat divanı kurdu ins ve cin ve vahş (yabani hayvan) ve kuş ve mür(karınca) ve mar(yılan) çevresinde toplandı o divanda hazır oldu ve müvekkel ervah (görevli ruhaniyetler) dahi izlerdi.

Süleyman divanda iken o vakit İlya bin Yahunasen ava gitmişti.

attan düşüp yaralandı dili tutuldu konuşamaz oldu hüddamları(yardımcı) onu alıp çadırına getirdiler.

Süleyman Aleyhisselâma varıp hemen durumu haber verdiler.

Süleyman hemen emir etti 4444 hakimin en üstünü Lokman bin Ada varıp nabzını tuttu kontrol etti.

Bildi ki bu iş cin işidir.

Talihine baktı. gelip Süleymana haber verdi dedi ki

Ya nebiyallah İlya bin Yahunase cinden zarar dokunmuş ondan bu hale gelmiş. Talini dahi tuttum bildim ki talii akreptir ve yıldızı Merihtir.

Ona çare budur ki nübüvvet mührünün (saltanat mührünün - mührü Süleyman) altıncı ismini okuyup müvekkeli burcu akrebi davet etmelisin.

Görüntüsü ortaya çıkar ve ona hüküm edersin

O işi yapan cinniyi tutup huzurna getire dedi.

Süleyman aleyhissselam yerinden kalkıp iki rekat namaz kılıp saltanat mührü üzerindeki yed-i kudret (Allahın kudret eli) ile mestur (örtülü) olan on iki bahşı ismullahın altıncı bahşını okuyup akrep burcunun muvekkel malikini davet etti.

Allahın emri ile meleki azam Süleyman gözüne ayan huzuruna hazır oldu. Kaddi hamide kılıp (öne eğilip) selam verdi.

müvekkili burcu akrep bu şekilde izzet kılıp selam verince Süleyman aleyke alıp nazar kıldı gördü ki bir acayip heybetli ibretullah meleki azamdır.

Dört başı var adem gibi.
Her başında üç yüzü var ve
Her yüzinde üç gözü var

Diğer azaları yerli yerinde
sekiz büyük kanadı var ve
dört eli var adem eli gibi
ve dört kanadı ile tüm azalarını kapatmış dört kanadını iki tarafından kavsı küzah gibi (göğün çemberi) kemer kemere kılıp (sarıp) durur.

Dört elinin birisinde ateşden meydana gelmiş tigi bürran (keskin kılıç) tutar.

Bir elinde bir tas tutar ateşi içinde akrep
şeklinde ateş var alevi yandıkça akrebi ateş şeklinde gösterir

Bunlar iki sol elleridir yanlarında tutar

Sağ ellerinin birinde bir zerrin (altın) levha ve birinde bir nurani mühür tutar üzerlerinde yed-i ķudret (Allahın kudret eli) ile yazılmış kazılmış esmaullah var

ve bir acayip haldir ki
meleki adamın başında nurdan tacı var nuru aleme gün gibi şule verir.

Ve bir acayip haldir ki bu azim meleğin ayakları adem ayağına benzer ayakkabı giyer velakin ayakkabıları akrebe benzer
Ateş saçar.

Süleyman Aleyhisselâm sual edip sordu ki

yā meleğin azam mübarek ismin nedir ve neye müvekkelsin görevin nedir ve bu ellerinde tuttuğun levh ve mührü esmaullahın havası nedir ve sol elindeki kılıcın amacı nedir. Ateş ile ateş içindeki akrep şekli neye işarettir. Dedi

Meleki azam cevap verdi ki

Ya nebiyallah ben akrep burcunun Allah izni ile müvekkeliyim adıma Sarsail derler.

amma ki kerribiyun arasında künyem
Hirkail dir

ve tekvinler (yaratılmışlar) içinde ismim Kayume  dir

ya nebiyallah benim emrimde sekiz kerre yüz bin melaike (800.000) vardır. Her birisi sekiz kerre yüz bin (800.000) melaike müvekkiline hüküm eder ki her müvekkelin emrinde de sekiz kez yüz bin (800.000) mahlukat (tekvin) vardır ve her tekvinin emrinde sekiz kez yüz bin (800.000) cin cemaati vardır. Reisi Mahkumu vardır yani onları zapteden reisleri vardır. Cümlesi akrep burcuna tabidir. müvekkel ve reisi tekvin ve cinniyandır.

Ya nebiyallah sağ elimdeki altın levh üzerinde üzerinde ki tılsımat ismi azam bereketinden ve mühür esmaullah havası şerefindedir. Zikir ettiğim müvekkiller ve dahi tekvinler ve reisi cinniyan bununla emrime mahkum olmuştur.

ve sol elimdeki ateş içindeki ateşten akrep akrep burcuna mensup müvekkel olduğuma delildir.

Ve bu ateşli keskin kılıç ki onla emrime itaat etmeyen tekvinler ve reisi cinnilerden asi olanları vurup yakıp helak ederim.

Ya nebiyallah her kim bu levhimin tılsımını kamer akrep burcunda iken tali ihtiyar kılıp merih saatinde huni şir (aslan kanı) ile veya huni peleng (kaplan kanı) ile veya sarı beneksiz horoz kanı ele yazıp gülsuyu ile ezip üzerinde bulundursa hiç bir düşman onun yenemez.

eğer ki bu levhi padişahlar bayrakları üzerine rakam etse yazdırsa amma yazarken Merih buhrunu vermeli ve merih saatinde yazmalı o padişah hep muzaffer olur.

ve la havle ve la kuvvete illa billahil aleyyil aziym

Ya nebiyallah her kim bu elimde olan nurani hatemin üzerinde yed-i kudret ile yazılıp kazınan mührü kamer akrep burcunda iken merih saatinde yazıp Merih buhru verip kızıl akik üzerine (13) veya çelik yüzük kaşına rakam ettirip taksa tüm halk içinde muhterem ve muazzez olur dahi cihanda yokluk görmez hep zafer bulur.

Merih buhuru şudur
Sandal, Damla sakızı, kust (topalak), Cin tırnağı, Cavi (asilbend) Karıştırılıp yakılır
Bunlar aktarlarda vardır

Merih saati
Pazartesi sabah 4. Saati
Salı sabah 1. Saati
Cumartesi gecesi 5. Saati

Salı sabah uygundur

Cumartesi aksam uygundur

Tam saat için hesap edilmelidir

O gününün güneş doğum batım süreleri arası geçen dakika hesap edilir 12 ye bölünür

Misal güneş 6 da doğup 17 de batsın
11 saat eder 660 dakikadır
660/12= 55 eder 1 saat 55 dakikadır

6 dan 6.55 e kadar 1. Saat olur

6.56 dan 7.50 ye kadar 1
2. Saat olur
Bu sabah saati hesabıdır

Aksam saati için gün batımı vw gün doğumu alınır
Örnek cumartesi güneş 17 de battı pazar 6.10 da doğacak

13 saat 10 dakika eder
790 dakika olur
1 saat yaklaşik 66 dakika olur

Cumartesi gecesi 5. Saat için
1.saat 17.00-18.06
2. Saat 18.07-19.13
3. Saat 19.14-20.20
4. Saat 20.21-21.27
5. Saat 21.28-22.34 (budur)

Ger gün icin bu saat yeniden hesap edilir değişir

O LEVHDEKİ TILSIMLAR BUNLARDIR

MÜHÜR BUDUR
ilmi haki tahirullah havasul kebir bi iznillah
 
(kaynak:dbaetv.blogspot.com)

Sarsail Melek Nedir?

Sarsail melek Akrep burcu maliki böyle anlatınca Süleyman Aleyhisselâm sual etti:

Bize ömründen ve cihandan haber ver

Sarsail cevap verdi ki:

Ya Süleyman benim ömrüm uzundur ne miktardır ben bilmem Allah bilir zira ki Hak teala alemi yaratdı ay ve güneşi var etti on iki burcu feleklerde süs etti. Bizim emsalimiz müvekkel burcları ve tekvinleri ol vakit yarattı. Alemin ibdasını ve hilkasını (yaratılışını) Allahdan gayrı kimse bilmez. amma batı tarafında küreyi Nardan (ateş küresinden) yitmiş bin yılda bir kerre akrep burcu şeklinde bir ateş zuhur eder ki rubu meskuna (dünya karasına) iner ve doğu tarafından dahi aslan burcu şeklinde ateş küresinde bir ateş inip rubu meskun alemi içine düşüp deryalar kaynatıp kuru yerde olan mahlukatı helak eder bu hali ben yitmiş bin kerre gördüm.
Bundan başka nişan bilmem dedi.

Süleyman Aleyhisselâm gayet şaşırıp seslendi:

Ya Sarsail Melek bu uzun ömrün içinde cihan sarayında alemi ulvide acayip neler gördün haber ver dinleyim dedi.

Sarsail cevap verdi ki
Ya Nebiyallah alemi ulvide çok acayiplikler gördüm amma ki bana bir nesne çok acayip geldi.
Süleyman o nesne nedir dedi
Sarsail cevap verdi
Ya nebiyallah Hak teala arşı azim olarak yarattı gayet uludur.

şöyle ki Yedi Kat Yerler ve Yedi Kat Gökler ve Yedi Kat ve Yedi Kat kaf dağları ki Arşı Azimin yetmiş kez yüz bin kaimesi (ayağı) vardır bunların tamamı bir kaimesi kadardır. Belki ondanda azdır.

Bu azamet ile Arşı Hak Teala yarattı arş kendini gördü ördi Yüce Azametine garre oldu (gafil oldu)

Hak teala diledi ki arşı azime kendi büyüklüğünü miktarını bildire  bir ejderha yarattı azim bir ejdeha ki yedi kerre arşı azimi kuşatıp karnı içine aldı ve başı yedi kat yerden aşağa öküzden balıktan ve balığı götüren deryadan ve deryayı içine alan kızıl yakuti kadehden ve kadehi götüren ateş küresinden ve ateş küresini götüren badı sarsardan aşağı uzanır (rüzgardan) ve rüzgarı harekete getiren ki ol ejderhanın tesbihi nefesidir. 

ol ejderhanın ağzında yedi kat cehennem vardır üç cehennem sağda dişleri arasında ve üç cehennem de sol tarafta dişleri kovuğundadır amma ki esfeli safilin o ejderhanın dili altındadır bu zikr olan cehennemlerin azameti o kadardır ki her birinin bir kapısı vardır tuli arz (bir boydan bir boya) elli bin yıllık yoldur ve her bir kapının kenarında yitmiş bin dağ vardır Ateşten dir ve her bir dağda yitmiş bin dere vardır Ateşten dir ve her derede yetmiş kez yüz bin saray vardır (7 milyon) Ateşten dir ve her bir sarayda yitmiş kez yüz bin (7 milyon) hucerat (oda) vardır ateştendir ve her bir odada yitmiş kez yüz bin
kerre yüz bin (700 milyar) azap vardır.

Ya nebiyallah ol ejderhanın ağzının sağ tarafındaki dişi kovuklarindaki üç cehennemin adları budur
Birinin adı Lazadur Yecüc Mecüc için hilkat (var edilmiş) olmuştur.
ve birinin Hutamedir azgın Yahudiler (Cühudlar) için hilkat olmuştur
ve üçüncü cehennemin adı Haviyedir kafirler için hilkat olmuştur.
Sol tarafında dişleri kovuklarında olan üç cehennem adları bunlardır
Birinin (18) adı Cahimdir şeytan için hilkat olmuştur.
ve ikincinin adı Sairdir (Ala cundu minessair) münafıklar içün hilkat olmuştur.
ve üçüncünün adı Sakardır Namaz kılmayı ibader etmeyenler içindir
ve yedinci cehennem ki dili altındadır esfeli safilindir o cehennemin deresindedir
Ya nebiyallah ol ejderhanın azametinden hiç bir şey haber vermedi kerribiyun fikr edemedi.
amma ki yedinci ķat gök firiştelerinden Salsayail  melek cevap verdi ki bir vakit Allahu tealanın emri ile cenneti cehennemi görmeye vardık cehennem müvekkelinden sual ettim ki:
Yedi tabaka cehennemi ağzına alan ejderhanın azametini tamam bilirmisin dedim
cevap verdi ki:
ejderhanın azameti şu ola
yedi tabaka cehennem ki altısı sağ ve sol dişleri arasındadır ve yedincisi ki iki dili altındadır esfeli safilin deresi o cehennem içindedir.
ol esfeli deresinin ağzında ateşten yetmiş bin dağ vardır ve o dağın her zirvesinde yitmiş bin hucerat (oda) vardır. Ateştendir ve her odada yetmiş bin asiye azap olur.
bir gün bir asinin diline bu geldi kim:
ya hafiyyel eltaf necinna mimma nehah
Arşı azimin ayağında muallak duran yeşil kudret kandilinin içindeki Nuru Muhammed (Bloğumuzda Nuru Muhammed Daveti Kaycavin bilgi mevcuttur) hakkı için bu asilere necat verip o asi bir kuhi ateşi ziri zeber et deyip niyaz edince Hak teala onun günahını afv kılıp ahir zaman peygamberi Muhammedin Sallallahü aleyhi vesellem nuru azametini yad ettiği için tüm asilerin günahını afv kılıp zebaniler emir etti cehennemden ve ejderha ağzından çıkarıp dördüncü kat gökdeki cennet kapısına iletip Rıdvana teslim ettik. Tesnim suyu (mutaffifin 27) ile yuyup Selsebil ırmagında pak edip Hak izni ile cennete koydular. Muhammedin nuru izzeti şerefine Tüm Cehennem malikleri ile secdeye
Varıp seslendik ki İlahi Seyyidi Mevlayi bizi habibin Muhammedin şefaatinden mahrum eyleme (onda Şefinin en üst derecesi vardır) deyip niyaz ettik. O vakit gördük ki o yitmiş bin zirveli ateşden dağ yerinden kopup esfeli safilin deresinin uçurumuna uçup ziri zeber olup gitti. çatırtısı ve kütürtusü yedi kat cehennemi zelzeleye verdi.

Bjndan acıyıp bu ki yitmiş bin yılda bir kerre bu ejderhaha Allahu tealayı tespih edip azameti celali ceberrütüne mesti hayran olup

Ya Hayyu Ya Aziym deyip

şiddet ile nefesini dışarı verir nefesi şiddetinden cehennem alevinde azap olan asileri ve cehennem içinde azap için duran Afarit (ifrit) ve Akarip (akrep) ve tenninleri (büyük yılan) hepsini agzından dışarı çıkarır ondan sonra dünya alemi yılları hesabınca ay ve güneş on iki burcu seyir ettiği aded-i sal (sene sayısı) yedi yıl miktarı geçtikten
Sonra

Ya Hayyu Ya Baki Ya Azim Allah  deyip

Nefesini içeri çeker nefesinin şiddeti ile yedi kat cehennem aleviyle çıkan mahlukattan ne kim var ise geri yerli yerine varıp karar eder.

Bu taķdirce o esfeli safilin deresinin ağzında göçüp ziru zeber (param parça) olan yetmiş bin zirveli ateş dağı ki esfeli safiline yuvarlanıp gitti sesi daha kesilmedi yitmiş bin kerre ejderha nefesiyle her yetmiş bin yılda bir kerre cehennem ateşinin costuğunu görmeyince o dağın çıkardığı ses kesilmedi.
ilmel yakin ve aynen yakin bildik ki esfeli safilin deresi kuyusunun derinligi yetmiş bin yıllık yol imiş.
O azim ejderhanın tamam ululuğunu biz bilemeyiz dedi.

La havle ve la kuvvete illa billahil aleyyil aziym. 
 
(hz. muhammed, selma'nın evindeyken, yirmi başı, her başında bin dili olan bir melekle konuştuğu anlatılır, bu melek hiçbir dile benzemeyen bir dille tesbih etmektedir, avuçları yedi gökten ve yedi dünyadan ( veya yerden) daha büyüktür. peygamber onun cebrail olduğunu zanneder, "ey cebrail seni daha önce hiç bu surette görmemiştim" der, melek "ben cebrail değil sarsail'im" der, "allah beni sana nurla nuru evlendiresin diye gönderdi", peygamber "kimi kimle" diye sorar, "kızın fatımayı aliyle" cevabını alır. (muhammed bin musa el harizmi'nin "el menakıb" kitabından) 
kaynak:dbaetv.blogspot.com


22 Ocak 2021 Cuma

Heybet, Onur, Makam, Saygınlık ve Celal Kazanmak İçin Dua

"Salli ve sellim ve bârik yâ Celîlü 'ale'l-mübeşşeri bihî fi't-tevrâti ve'l-incîl"
صَلِّ وَ سَلِّمْ وَ بَارِكْ يَا جَلِيلُ عَلَى الْمُبَشَّرِ بِهِ فِي التَّوْرَاةِ وَ الْإِنْجِيلِ
"Ey (azamet, yücelik, ululuk ve izzet vasıflarına sahip olan) Celîl! Kendisi(nin nübüvveti) Tevrât ve İncîl'de mübeşşer (müjdelenmiş) olan zata salat-ü selam et ve bereket yağdır."
Havassı ve Okunma Adedi
Her kim "el-Celîl" ism-i şerifiyle (Rasûlullâh ﷺ'e 73 kere) salat-ü selam okursa, Allâh(-u Te'âlâ) o kişiye heybet (saygınlık) ve celal (onur) ilka eder. [Ahmed 'Abdülcevâd, Salevâtü'l-muhibbîn 'alâ Habîbi Rabbi'l-'âlemîn]



Başına Gelecek İyi ve Kötü Şeyleri Rüyada Görmek İçin Zikir

ESMÂULLÂHİ'L-HÜSNÂ HAVÂSSI (OTUZ İKİNCİ İSM-İ ŞERİF)

اَلْخبِيرُ
"el-(Kh)abîr"
el-(Kh)abîr, Yüce Rabbimizin "Her şeyin iç yüzünden ve gizli taraflarından haberdar olan; kendisine hiçbir şey gizli kalmayacak tarzda bilen; kendisinden gizli haberler saklı kalmayan; kalplerde gizlenen her şeyi ortaya çıkaran" manalarına gelen ism-i şerifidir.
BU İSM-İ ŞERÎFLERİN HAVÂSSI
1. Her kim bu ism-i şerifi yedi gün boyunca zikretmeye devam ederse Allâh-u Te'âlâ ona yararı dokunacak bazı şeyleri kendisine manen ilham edip, o kişiyi duruma göre tedbir almaya sevkeder. Nitekim sadık rüyalar bu kabildendir.
2. Kayıp bir şeyini bulmak isteyen kişi bu ism-i şerifi (mümkün mertebe çokça) yedi gün boyunca zikrederse Allâh-u Te'âlâ kaybettiği şeyi o kişiye buldurur.
3). Bir zalimin zulmü altında inleyen kişi bu ism-i şerifi çokça zikrederse Allâh-u Te'âlâ'nın izniyle o kişinin zulmünden kurtulur.
4. Her kim bir işi hususunda Allâh-u Te'âlâ'ya danışmak ve rüyasında buna dair bir işaret görmek isterse, uyumadan önce dokuz kere:
اَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَۜ وَهُوَ اللَّطيِفُ الْخَبِيرُ۟ ﴿١٤﴾
"(Her şeyi) yaratmış olan Zat (gizliyi de, açık gibi) bilmez mi?! (Varlıkların en ince yönlerini hakkıyla bilen) Latîf de, (bütün varlıkların görünen-görünmeyen tüm hallerinden haberdar olan) Habîr de ancak O'dur" (Mülk Suresi:14) ayet-i kerimesini okuyup öylece yatsın. Böyle yaparsa Allâh-u Te'âlâ'nın izniyle rüyasında kendisine neyin hayırlı olduğu konusunda bir işaret gösterilir.
5. Bu ism-i şerifi zikretmeye devam eden kişi, mahlukatın şerrinden korunur.
6. Bu ism-i şerif misk, zaferan (safran) ve gül suyu karışımından yapılan bir mürekkep ile porselen bir tabağa nida harfiyle beraber: "Yâ (Kh)abîr"
يَا خَبِيرُ
şeklinde yazılıp, ardından üzerine su dökülerek yazı bozulur da anlayışı ve zekası kıt olan kişi o sudan içerse Allâh-u Te'âlâ'nın izniyle anlayışı çok kuvvetlenir ve Cenâb-ı Vâcibü'l-Vücûd Hazretleri bu ism-i şerif hürmetine ona lütf-u keremiyle zihin açıklığı ihsan buyurur.
7. Her kim bu ism-i şerifin aşağıda yazılı olan duasını okumaya devam ederse kendisine gelecek kötülükler ona rüyasında gösterilir, böylece o kişi tedbirini alır, kararlarında isabetli olur, teşebbüs ettiği işlerde muvaffak (başarılı) olur ve Allâh-u Te'âlâ'nın izniyle müşkilleri hallolur.
Dua şöylecedir: "Rahmân ve Rahîm olan Allâh'ın adıyla! Ey Habîr! Sen ki peygamberlerinin akıllarına gizlice bildirdiklerin(den bazı bilgiler)i velilerine bildirensin, Sen ki (başkalarına) gizli olan haberler, kapalı eserler ve saklı haller Senden asla kaybolmaz. Senin mülk ve melekutünde (görünen ve görünmeyen alemlerinde) gizli saklı ne varsa hepsi ancak Senin verdiğin güçle cereyan etmektedir. Sakin duran bir şeyin içinde yahut hareket halindeki bir gemide bir hardal tanesi dahi sakin duruyorsa mutlaka Sen hepsinin başını-sonunu, görünen-görünmeyen, gizli-aşikar her şeylerini bilensin. Her şeyin hayrı ancak Senin onları ulaştırmayı emir buyurduklarına aittir.
Ey Allâh! İyi ve seçkin kullarının kalplerine yağan azametinin ve nurlar ve sırlar ehli olan zevatın akıllarında beliren hatırlı kuvvetinin bahşı hakkı için Senden dilerim ki; güzel (irade ve) ihtiyarımla Sen beni kalbimde ve ruhumda cereyan eden türlü türlü sırlarına vakıf edesin ve cevherimi (özümü) Senin nurlarının kandilinden tutuşan bir hale çeviresin. Ey dönüşüm ancak Kendisine olacak Zat! Enbiya mertebelerini bana keşfettirmek ancak Senden olabilir. Ey alemlerin Rabbi! Ey Habîr! Âmîn!" [Yûsuf ibni İbrâhîm, Kazâu'l-hâcât, sh:33; eş-Şeyh Mâu'l-'ayneyn, Fâtiku'r-ratk alâ Râtikı'l-fetk, sh:327; İmâm-ı Zerrûk, Şerhu Esmâillâhi'l-hüsnâ, sh:62-63; Muhammed Şebrâvî, Fevâidü'l 'ızzi'l-esnâ fî şerhi esmâillâhi'l-hüsnâ, sh:41; Yûsuf en-Nebhânî, Se'âdetü'd-dâreyn, sh:510-511; Seyyid Süleymân el-Hüseynî, Kenzü'l-havâs, sh:1/97, 3/198; Seyyid Süleymân el-Hüseynî, Kenzü'l-esrâr fi'l-havâssı ve'l-ezkâr, sh:111-120]


21 Ocak 2021 Perşembe

Bol Rızık ve Borçların Hemen Ödenmesi İçin Denenmiş Zikirler

Ebû Abdullah Kureşî hazretleri Mısır’da yetişen evliyânın büyüklerindendir. Hazreti Hasen soyundandır. Âriflerin ileri, gelenlerinden ve açık kerâmetleri görünen bir zât idi. 599 (m. 1202) senesinde Beyt-i Makdis’de vefât etti. Kabri hâlen ziyâret edilmektedir. Burada yapılan duâların kabûl olduğu çok tecrübe edilmiştir. Ebû Abdullah Kureşî hazretleri, cüzzam hastalığına yakalandı. Namaz vakitlerinde bu hastalık tamamen yok olur, namazdan sonra tekrar bedeninde görülürdü. Ebû Abdullah Kureşî’nin birçok kerâmetleri ve menkıbeleri vardır. Ebû Abdullah bin Es’âd, Abdullah Kureşî’nin şöyle anlattığını nakletti: 

Bana hocam Ebü’r-Rabî bir gün şöyle dedi: “Sana bitmek tükenmek bilmeyen bir hazîne öğreteyim mi?” Ben de, “Evet” deyince, Ebü’r-Rabî bana, “Şu duâyı devamlı oku” dedi. Okumamı istediği duâ şöyle idi:

 “Yâ Allah, yâ Vâhid, yâ Mûcid, yâ Cevâd, yâ Bâsıt, yâ Kerîm, yâ Vehhâb, yâ ze’t-Tavl, yâ Ganî, yâ Mugnî, yâ Fettâh, yâ Razzâk, yâ Alîm, yâ Hayy, yâ Kayyûm, yâ Rahmân, yâ Rahim, yâ bedîassemâvâti vel-ard, yâ ze’l-celâli vel ikram… yâ Hannân, yâ Mennân infehni minke bi nafhati hayrin tugninî bihâ ammen sivâk…

 İn testeftihü fekâd câekemü’l-feth… İnnâ fetehnâleke fethan mübînâ… Nasrun minellahi ve fethun karîb… Allahümme yâ Ganî; yâ Hamîd, yâ Mubdî, yâ Muîd, yâ Vedûd, yâ ze’l-arşil Mecîd, yâ Fe’âlün limâ yürîd, ikfihi bihelâlike an harâmike ve agninî bi fadlike ammen sivâke vahfaznî bimâ hafizte bihizzikr… Vensurnî bimâ nasarte bihirrusül… İnneke alâ küllî şey’in kadîr…”

 Sonra bana şöyle dedi: “Her kim bu duâyı namazlardan sonra, özellikle cuma namazından sonra okursa, Allahü teâlâ onu her türlü kötülükten muhafaza eder. Düşmanlarına karşı muzaffer kılar, ona ummadığı yerlerden rızıklar verir, geçimini kolaylaştırır. Borcu dağlar kadar büyük ve kabarık olsa dahi, Allahü teâlânın lütfu keremi ve inâyeti ile öder.”  

Kendisi şöyle anlatır: “Bir gün Abdullah el-Muâviri’ye gittim. Bana ‘Ey şerîf! Başın darda kaldığı zaman, yapacak olduğun bir duâ öğreteyim mi?’ diye sordu. Ben de ‘Evet’ dedim. 

Bunun üzerine şu duâyı öğretti: (Yâ Vâhid, yâ Ehâd, yâ Vâcid, yâ Cevâd, İnfehnâ minke bi nefhati hayrin inneke alâ külli şey’in kadîr…) Abdullah el-Muâvirî bu duâyı bana öğretmek için okuduktan sonra başım hiç darda kalmadı, rızkım çoğaldı.”


 

14 Ocak 2021 Perşembe

Virüs ve Pandemiden Korunma Duası

"Yâ Hayyu, yâ Kayyûm! Rabbenekşif 'anne'l-azâbe innâ mü'minûne, bismillâhi zi'ş-şâni'l-'azîmi'l-bürhâni'ş-şedîdi's-sültâni, mâ e'zame'ş-şâne, külle yevmin hüve fî şânin, mâ şâ allâhü kâne ve mâ lem yeşe' lem yekün, ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-'aliyyi'l-'azîmi, allâhümme innî e'ûzü bike mine't-ta'ni ve't-tâ'ûni ve hücûmi'l-vebâi ve mevti'l-füc'eti ve min me'arrati'l-hummâ ve min sû'i'l-kadâi ve deraki'ş-şekâi ve şemâteti'l-e'dâi, inneke 'alâ külli şey'in kadîrun, ve nünezzilü mine'l-kur'âni mâ hüve şifâün ve rahmetün li'l-mü'minîne, ve sallallâhü te'âlâ 'alâ seyyidinâ Muhammedin ve 'alâ âlihî ve sahbihî ve selleme teslîmen."

 

2 Ocak 2021 Cumartesi

Kıyamet Günü Her Beladan Emin Olmak İçin

Alî (Radıyallâhu Anh) şöyle anlatmıştır: Rasûlullâh ﷺ bana bir takım vasiyetlerde bulunmak üzere şöyle buyurdu:
"Ey Ali! Sana bir takım tavsiyelerde bulunacağım. Onları iyi belle ki sen benim bu vasiyetimi muhafaza ettiğin müddetçe hayırda olmaya devam edersin.
12. Ey Ali! Haşr Suresi'ni oku ki kıyamet gününde her şerden emin olarak haşrolunasın (mahşere getirilesin).
Ey Ali! Benim bu vasiyet(ler)imi iyi muhafaza et, şüphesiz ki sen hak üzeresin, hak (daima) seninle beraberdir." [el-Fütûhatü'l-Mekkiyye, Muhyiddîn ibni Arabî]