17 Şubat 2021 Çarşamba

Sürekli Zina Eden Kişiyi Vazgeçirmek İçin Dua

İçki kumar uyuşturucu madde bağımlılığı zina ve her türlü ahlaksı kötü işlerin defi için uygulanır
 Kaynak: H. Esrar

1 Şubat 2021 Pazartesi

Hz. Ali ve Fatiha Şerif Uygulaması


Fatiha suresinin faziletleri, sırları ve havasları

Kef Duası Nedir?


Kef  Duası her hangi bir maksatla okunacağı vakit 41 kere okunur.

Evlilik Hakkında Uyumluluk Ebced Hesabı

Kadın vs Erkeğin isimleri ebced ile hesap edilip toplanır

7 ilave edilir
9 a bölünür 

Kalana bakılır 

Bir kalırsa evlilik boşanma ile biter
2 kalırsa büyük saadete işaret eder
3 kalırsa ilk yıllarda büyük sıkıntılara işaret eder yaşlılıkta rahata isaret eder
Dört kalırsa evlilikte uğursuzluk ve kotu haller olur eşlerden biri ihanet eder
5 kalırsa çok evlat ve çok mala işaret eder
6 kalırsa sürekli geçimsizlik olur
Yedi kalırsa eşler birbirini çok sever ve öyle devam eder
Sekiz kalırsa bol rızık olur
Kalan olmaz ise evlilik uygun değildir 

Örnek
Ali ve Fatma evlenecek
110 ve 135 ebced

245 eder
7 ekledik 
252 eder
9 a bölecegiz kalana bakacagız 

Kalan 0 

Simya Tozu Nedir?

Simya tozu nedir ne amaçla yapılır?
 

Hz. Süleyman ve İki Su Hamalı


Nabak şehrinde bir piri sakka (su hamalı) vardı. ömrü müflislik ile geçmişti. Adına

Sakkayı Hamidi derlerdi. Müflis hir dervişti. Süleyman Aleyhisselâmı tenha görüp gönlünden varayım Hazreti Süleymanla konuşayım belki ban bir ihsan eder dedi.

Varıp Süleyman Makamına geldi. Hatipler reddetmek istedi. Sakka Hamidi bağırarak seslendi:

Ey emiri insi ve cin zıllı Mabud Ey Süleyman bin Davud degahina şeylillaha geldim. Derdi olan bir pirim bana ihsan eyle dedi.

Hazreti Süleyman pirin avazını duydu. Pisliğini görüp görüp acıyıp seslendi ki

Gel ya pir seni kimse reddetmesin dedi.
Haciplere emir etti yanına getirdiler. 
sual etti ki:

Ya piri aciz kac yaşındasın.

Ya nebiyallah atan Davud Aleyhisselâm dünyaya geldiğinde ben şeriat emrine girdim yaşim o vakit 44 idi. amma o vakitten sonra ne kadar oldu bilmiyorum dedi.

Süleyman Aleyhisselâm hakimlere emir etti hesapladılar. 

Davud Aleyhisselâm doğumundan vefatına yüz yıl tutup müddet-i saltanatdan dahi sekiz yıl geçmiş yüz sekizde kırk dört yılı dahi taksim ettiler 152 yıl ömür oldu.

bu 152 içinde sakka halen zinde idi. 
arkasına suyu alır getirir Nabaķ şehrinin halkına su ulaştırırdı.

başında imamesi ve omzunda libası parça parça köhne ve yalın ayak dururdu. 

Hazreti Süleyman Şakanın ömrüne şaşırıp sordu:

Ne acayip haldirki sizin bu halle ömrünüz uzun olur ve bizim gibi haliflerin kısa olur.

sakkayı pir cevap verdi ki:

Ya nebiyallah benim bildiğim budur ki 

sizüñ rızkınız bu bardaktan su döküldüğü gibi gelir ve amma ki bizim rızkımuz küpten su damlar gibi gelir o sebebten bizim ömrümüz uzun sizin ömrünüz kısadır dedi.

Süleyman Aleyhisselâm dedi ki:

Ya sakkayı pir ne acayip söz söyledin

Şimdi ben sana ihsan buyurup zengin etsem ömrün sona erer kısalır mı.

pir cevap verdi ki:

Evet öyle olur,  zira ki bir kişiye takdir olunmuş rızıkı ve takdir olan nefesi az az alsa
verse yahut çokça nefes alsa verse ol takdir olan hazineye el vursa yese içse
Dağıtsa çürütse hiç ona nafaka kalmasa onun ömrü sona erer.  Zira ki takdir olan rızkı yedi tüketti. amma ki ağır yese o takdir olunan olan rızkı tamam tüketmeyince ömrü sona ermez. 

Ya Süleyman ben bu durumu tecrübe ettim. Hindistanda Ademi Safi mezarlığında riyazet çekici demkeşler olur ki gece ile gündüzde ademoğlu 24000 nefes alıp verse gerektir.
her nefes zamanı bir saattir ve her nefeste ecelden iki kerre korku vardır. alına
verilmeye ve çıka ve girmeye.

gece ile gündüzde 48 kerre ecelden korku
vardır. bunun gibi dünyada kişi ne rahat ola ki 48000 kerre gice ile gündüzde ecel korkusu çekesin ki nefsinin öleceğini dahi tahkik bilesin.

Ya nebiyallah o demkeşler bu halw muttali olup ölecekleri vakit evlatlarına tembih ederler. gece ile gündüzde 2000 miktarı nefes almayı ve yedi dirhem arpa ekmeği yemeyi nasihat ederler.

o nefeslerin az alıp verdikleri için onlara demkeş dirlerdi ve bir söz ki menfati yoktur boştur ağız açıp onu söylemezler ki  soz söylemek için nefes almak lazım gelir. Çoğunlukla sözleri işaret iledir ve Hak tealayı kalp ile zikir ederler. mühim iş olsa o vakit söz söylerler veya yazı ile haber verirler.

o sebepten görürüz ki onların ömru uzun olur. Çok çeşitli yemek yemezler ve derler ki hastalık ondan ortaya çıkar olur. Örnek behayimin (dört ayaklı hayvan ) gıdası türlü olmadığından hastalıķları dahi azdır der böyle
Zan ederler. 

O demkeşlerin  sözlerine itimat itmezdim velakin imtihan ettim gördüm denedim benimde başıma geldi dedi. 

Süleyman Aleyhisselâm şaşırıp seslendi:

Ya Sakkayı hamidi bizim zannımızca Allahu Teala ne takdir etti ise o ömrü sürse gerekir. Vakti saati bellidir o gelince ömrü sona erse gerek.

amma ki senin bu sözünü imtihan edelim tecrübe edelim dedi

tecrübe etmek evladır deyip hadimlerine buyurdu sakkaya bin kızıl altın verdiler ki hepsi yusufidir. bir altun yedi misal senbūse (üçgen) şeklindedir. 

Sakka dua edip alıp gitti.

meğer ki onun bir sakka yoldaşı vardı.
adına Said derlerdi ki Habeşliydi
henüz gençti. Yüzü şirin lisanı güzeldi.

gördi ki Süleyman Aleyhisselâm sakkayı hamidiye çok ihsan verdi. Hased etti diledi ki varıp Süleyman Aleyhisselâmdan kendide nimet isteye. 

Vardı nazarında geldi şiir okuyup methler etti

Hazreti Süleyman Saidin halini güzel gördü.
Hz Süleyman altın bir tahtta oturmuştu.
Ondan kalkıp bir ağaç kürsü üzerinde oturdu.

Emir etti Altın kürsüyü saide verdiler.
Hz Süleyman sual etti:

Ya Said nerden geldin.

Said cevap verdi

Habeşten geldim

Yine sordu

Dünyalıkta neye kudretin yeter

Said cevap verdi

Hiçbir şeye kuvvetim yetmez ne is tuttumsa rast gitmedi dedi

Süleyman seslendi ki 

bu Zerrin kürsü sana yeter var sermaye edin sakkalığı bırak zira ki bu sana tacirlik etse yeterli gelir ölünceye dek kimseye muhtaç olmazsın dedi

sakka şad olup hz Süleymana dua etti.

Said kürsüyü alıp gitti varıp pazara götürdü diledi ki sata her almak isteyen baktı ki altın degildir illa ki has pirinçtir

Birkaçı seslendiki 

Bu kürsüyü Süleyman Aleyhisselâma cinniler
getirmiştir sahtedir. kim bilir ne madenini şekli altına benzer.

Bir kaçıda şöyle seslendi

bu kürsünün yüzünü altın ile kaplamışlar amma içi ne madenidir kimse bilmez.

bazısıda şöyle seslendi

eğer bu kürsü kızıl altın olsaydı Süleyman Aleyhisselâm neden bunu bu sakaya versin

Saf altın olaydı bunu kimse buna vermezdi.

Bedeli ancak yüz tengeye çıkdı ki her tenge dört dirhem gümüştür. Said o fiyata satıp işine gitti. Sözler üzerine bu kürsü altın değildir sahtedir deyip ucuz bir fiyata sattı.

Ahi melik pazarda kürsünün böyle satıldığını görüp gelip Süleymana haber verdi.

Süleyman Aleyhisselâm şaşırdı o kürsüyü alanı çağırdı yüz tenge fazla verdi ammā ki bu kürsüyü alan gördü Hz Süleyman böyle fazla verir bildi ki kürsü hakikat altındır.

Vermedi götürüp parçaladı potaya koyup eritti parça parça edip kalıpladı sattı karun gibi oldu.

ol sakka Said parayı tez zamanda bitirdi yine aç fakir kaldı. Sakkayı Hadimi ki Hazreti Süleyman onada çok mal verip zengin etmiş idi o dahi birkaç ay geçmedi vefat etti.

Hazreti Süleyman bu salkaların haline şaşırdı 

Lokman Hakime çağırdı 

Ya Hakim o sakkaya bunca mal verdik zengin ettik  ömründen teftiş ettik gördük ki gerçek söyledi çünki rızkı su tulumu ağzından  boşalan su gibi geldi ki ömrü kısa oldu.

Lokman Hakim Cevap verdi 

Ya Süleyman Hak Teala her doğan için bir miktar saadet kıldı dünyada onu iki bölük kıldı.

Bir bölümün ömrünü uzun kıldı ve bir bölümünü refah ile zengin kıldı

Doğanın ömrü uzun olur dirligi refahı az olur ömrü az olur dirliği Refahiyeti çok olur.

Ya nebiyallah ömür ve devlet ikiside Allahu tealanın emrindedir o Beni ademden her kişiye ne takdir etti ise o olur. 

her insana saadettin ve nimetten nasip kıldı onu iki bölük eyledi bir bölüğünü dünyada ve bir bölüğünü ahirette kıldı 

nitekim Hak teala kelamında buyurdı

Ve kullü şeyin indehu bimiktarin 

ve dahi 

mā nunezziluhu illa bikaderin malūmin

o miktar dünyada insana nimet olur 
o miktar ahiiretde eksilir

ki hak Teala 

ezhebtum tayyibatikum fi hayatikümüddünya
vestematum biha dedi 

ve dahi 

men kane yüridu harsel ahireti
nezidlehu fi harsihi ve men ksne yüridu harsed dünya nutihi minha ve malehu fīlahireti min nasibin dedi.

İşaret eyledi ki 

vebtegı fima atekellahud darul ahirete ve latensa nasibeke mined dünya ve ahene kema ahsenellahu ileyke.

bizüm dwdüklerimizin hakikatine delalet eder zira onlar bildiler ki ahirette nasibi o takdim eylediği miktardır zira hak Teala

ve ma tukaddimū li enfusikum min hayrin teciduhü indellahi dedi.

Ya Süleyman o dünyada mütelezziz olup mütennim olanlar hallerine mağrur olmaz
zira o dünya nimetleri onlardan zail olur fukaradan olurlar ve eşkiyadan olurlar.

nitekim Allāhu Teala buyurur 

ve seyalemullezine zalemu eyye munkalebin
yenkalibune.

tehdid ve rahid kifayet eder 

Ya nebiyallah o  sakka ki zerrin kürsü vermiştiniz o takdirullahta yoktu ki bu altın kürsüyü satıp parasını alıp tamam zengin ola. Ondan olmadı.

Lokman Hakim Süleymana hikmet ile  cevap
Verdi Süleyman işitip güzel buldu

Sonra Cebrail Aleyhisselâm gelip haktan selam verip seslendi

ol piri sakka gelip ömrünün uzunluğunu müflisliğinden tuttuğu nefesten 
ve zenginlerin ömrü kısa olur dediği sebebten vaktaki ömrü sona erdi zenginlik ile ömür sürmeden vefat etti. kendi sözünü eceli tasdik etti.

Hak teala bildirdi ki devlet saaadettir ve  ömrü azize eyyamı mühletdir (ömür sayılı gündür. benim takdirimde başka iş yoktur.
bir kimsenein eceli gelse bir nefes dahi hayat bulması mümkün değildir.

nitekim iza cae eceluhum fe la yestehirune saaten ve la yestakdimüne 

Ya nebiyallah ol bir sakkaya hak teala devlet ve saadet vermemek ister sen diledin ki bir zerrin  kürsü verip onu zengin edesin.

kürsüyü alıp satmaya sundu hak emri ile gönül gözü baglandı

Hiç kimse onun halis altın olduğunu bilemedi.

Hak teala buyurdu ki

O saka kişi dünyaperest olur ahireretini unutur diye ki o daim ibadet kilip benden dua diler ve sakka olarak halka su ulaştırırdı daim  iman talep kılardı ki reva görmedim ki Karun gibi mala haris olup mal onu azdırıp gunahkar ede.

bunca zamandan beri ibader ettigi boşa gider iblis gibi ziyan ederdi.

ol iki yüz tengeye ki altın kürsüyü sattı ona bir hırsız musallat edip evinden aldırdım o kürsüyü de mal-pereste nasip ettim

benim takdirimde buydu ki ol sakka müflis vw fakir ömür sürüp kanaat kila riyazet çekip bana taat ede. Ahirette ona rahmet kılıp cennet verem.

ve ol riba hor dünya peresti zengin ettim ahirette zelil edem. dirhem altın yerine bin azap kılıp (19) cehennemde canına şiddet kılam ki bi hesap ola.

dünya malı iki kısımdir bir kısmı helaldir nitekim ikinci kısım haramdır 

Onun sahibi azap çekecektir.

Herkes yaptığının karşılığını görecektir 

fe men yamel miskale zerratin hayran yerah ve men yamel miskale
Zerratin şerren yerah.
 
kaynak:dbaetv.blogspot.com

Akrep Burcunun Görevli Meleği

 Süleyman aleyhissselam azamet ile saltanat divanı kurdu ins ve cin ve vahş (yabani hayvan) ve kuş ve mür(karınca) ve mar(yılan) çevresinde toplandı o divanda hazır oldu ve müvekkel ervah (görevli ruhaniyetler) dahi izlerdi.

Süleyman divanda iken o vakit İlya bin Yahunasen ava gitmişti.

attan düşüp yaralandı dili tutuldu konuşamaz oldu hüddamları(yardımcı) onu alıp çadırına getirdiler.

Süleyman Aleyhisselâma varıp hemen durumu haber verdiler.

Süleyman hemen emir etti 4444 hakimin en üstünü Lokman bin Ada varıp nabzını tuttu kontrol etti.

Bildi ki bu iş cin işidir.

Talihine baktı. gelip Süleymana haber verdi dedi ki

Ya nebiyallah İlya bin Yahunase cinden zarar dokunmuş ondan bu hale gelmiş. Talini dahi tuttum bildim ki talii akreptir ve yıldızı Merihtir.

Ona çare budur ki nübüvvet mührünün (saltanat mührünün - mührü Süleyman) altıncı ismini okuyup müvekkeli burcu akrebi davet etmelisin.

Görüntüsü ortaya çıkar ve ona hüküm edersin

O işi yapan cinniyi tutup huzurna getire dedi.

Süleyman aleyhissselam yerinden kalkıp iki rekat namaz kılıp saltanat mührü üzerindeki yed-i kudret (Allahın kudret eli) ile mestur (örtülü) olan on iki bahşı ismullahın altıncı bahşını okuyup akrep burcunun muvekkel malikini davet etti.

Allahın emri ile meleki azam Süleyman gözüne ayan huzuruna hazır oldu. Kaddi hamide kılıp (öne eğilip) selam verdi.

müvekkili burcu akrep bu şekilde izzet kılıp selam verince Süleyman aleyke alıp nazar kıldı gördü ki bir acayip heybetli ibretullah meleki azamdır.

Dört başı var adem gibi.
Her başında üç yüzü var ve
Her yüzinde üç gözü var

Diğer azaları yerli yerinde
sekiz büyük kanadı var ve
dört eli var adem eli gibi
ve dört kanadı ile tüm azalarını kapatmış dört kanadını iki tarafından kavsı küzah gibi (göğün çemberi) kemer kemere kılıp (sarıp) durur.

Dört elinin birisinde ateşden meydana gelmiş tigi bürran (keskin kılıç) tutar.

Bir elinde bir tas tutar ateşi içinde akrep
şeklinde ateş var alevi yandıkça akrebi ateş şeklinde gösterir

Bunlar iki sol elleridir yanlarında tutar

Sağ ellerinin birinde bir zerrin (altın) levha ve birinde bir nurani mühür tutar üzerlerinde yed-i ķudret (Allahın kudret eli) ile yazılmış kazılmış esmaullah var

ve bir acayip haldir ki
meleki adamın başında nurdan tacı var nuru aleme gün gibi şule verir.

Ve bir acayip haldir ki bu azim meleğin ayakları adem ayağına benzer ayakkabı giyer velakin ayakkabıları akrebe benzer
Ateş saçar.

Süleyman Aleyhisselâm sual edip sordu ki

yā meleğin azam mübarek ismin nedir ve neye müvekkelsin görevin nedir ve bu ellerinde tuttuğun levh ve mührü esmaullahın havası nedir ve sol elindeki kılıcın amacı nedir. Ateş ile ateş içindeki akrep şekli neye işarettir. Dedi

Meleki azam cevap verdi ki

Ya nebiyallah ben akrep burcunun Allah izni ile müvekkeliyim adıma Sarsail derler.

amma ki kerribiyun arasında künyem
Hirkail dir

ve tekvinler (yaratılmışlar) içinde ismim Kayume  dir

ya nebiyallah benim emrimde sekiz kerre yüz bin melaike (800.000) vardır. Her birisi sekiz kerre yüz bin (800.000) melaike müvekkiline hüküm eder ki her müvekkelin emrinde de sekiz kez yüz bin (800.000) mahlukat (tekvin) vardır ve her tekvinin emrinde sekiz kez yüz bin (800.000) cin cemaati vardır. Reisi Mahkumu vardır yani onları zapteden reisleri vardır. Cümlesi akrep burcuna tabidir. müvekkel ve reisi tekvin ve cinniyandır.

Ya nebiyallah sağ elimdeki altın levh üzerinde üzerinde ki tılsımat ismi azam bereketinden ve mühür esmaullah havası şerefindedir. Zikir ettiğim müvekkiller ve dahi tekvinler ve reisi cinniyan bununla emrime mahkum olmuştur.

ve sol elimdeki ateş içindeki ateşten akrep akrep burcuna mensup müvekkel olduğuma delildir.

Ve bu ateşli keskin kılıç ki onla emrime itaat etmeyen tekvinler ve reisi cinnilerden asi olanları vurup yakıp helak ederim.

Ya nebiyallah her kim bu levhimin tılsımını kamer akrep burcunda iken tali ihtiyar kılıp merih saatinde huni şir (aslan kanı) ile veya huni peleng (kaplan kanı) ile veya sarı beneksiz horoz kanı ele yazıp gülsuyu ile ezip üzerinde bulundursa hiç bir düşman onun yenemez.

eğer ki bu levhi padişahlar bayrakları üzerine rakam etse yazdırsa amma yazarken Merih buhrunu vermeli ve merih saatinde yazmalı o padişah hep muzaffer olur.

ve la havle ve la kuvvete illa billahil aleyyil aziym

Ya nebiyallah her kim bu elimde olan nurani hatemin üzerinde yed-i kudret ile yazılıp kazınan mührü kamer akrep burcunda iken merih saatinde yazıp Merih buhru verip kızıl akik üzerine (13) veya çelik yüzük kaşına rakam ettirip taksa tüm halk içinde muhterem ve muazzez olur dahi cihanda yokluk görmez hep zafer bulur.

Merih buhuru şudur
Sandal, Damla sakızı, kust (topalak), Cin tırnağı, Cavi (asilbend) Karıştırılıp yakılır
Bunlar aktarlarda vardır

Merih saati
Pazartesi sabah 4. Saati
Salı sabah 1. Saati
Cumartesi gecesi 5. Saati

Salı sabah uygundur

Cumartesi aksam uygundur

Tam saat için hesap edilmelidir

O gününün güneş doğum batım süreleri arası geçen dakika hesap edilir 12 ye bölünür

Misal güneş 6 da doğup 17 de batsın
11 saat eder 660 dakikadır
660/12= 55 eder 1 saat 55 dakikadır

6 dan 6.55 e kadar 1. Saat olur

6.56 dan 7.50 ye kadar 1
2. Saat olur
Bu sabah saati hesabıdır

Aksam saati için gün batımı vw gün doğumu alınır
Örnek cumartesi güneş 17 de battı pazar 6.10 da doğacak

13 saat 10 dakika eder
790 dakika olur
1 saat yaklaşik 66 dakika olur

Cumartesi gecesi 5. Saat için
1.saat 17.00-18.06
2. Saat 18.07-19.13
3. Saat 19.14-20.20
4. Saat 20.21-21.27
5. Saat 21.28-22.34 (budur)

Ger gün icin bu saat yeniden hesap edilir değişir

O LEVHDEKİ TILSIMLAR BUNLARDIR

MÜHÜR BUDUR
ilmi haki tahirullah havasul kebir bi iznillah
 
(kaynak:dbaetv.blogspot.com)

Sarsail Melek Nedir?

Sarsail melek Akrep burcu maliki böyle anlatınca Süleyman Aleyhisselâm sual etti:

Bize ömründen ve cihandan haber ver

Sarsail cevap verdi ki:

Ya Süleyman benim ömrüm uzundur ne miktardır ben bilmem Allah bilir zira ki Hak teala alemi yaratdı ay ve güneşi var etti on iki burcu feleklerde süs etti. Bizim emsalimiz müvekkel burcları ve tekvinleri ol vakit yarattı. Alemin ibdasını ve hilkasını (yaratılışını) Allahdan gayrı kimse bilmez. amma batı tarafında küreyi Nardan (ateş küresinden) yitmiş bin yılda bir kerre akrep burcu şeklinde bir ateş zuhur eder ki rubu meskuna (dünya karasına) iner ve doğu tarafından dahi aslan burcu şeklinde ateş küresinde bir ateş inip rubu meskun alemi içine düşüp deryalar kaynatıp kuru yerde olan mahlukatı helak eder bu hali ben yitmiş bin kerre gördüm.
Bundan başka nişan bilmem dedi.

Süleyman Aleyhisselâm gayet şaşırıp seslendi:

Ya Sarsail Melek bu uzun ömrün içinde cihan sarayında alemi ulvide acayip neler gördün haber ver dinleyim dedi.

Sarsail cevap verdi ki
Ya Nebiyallah alemi ulvide çok acayiplikler gördüm amma ki bana bir nesne çok acayip geldi.
Süleyman o nesne nedir dedi
Sarsail cevap verdi
Ya nebiyallah Hak teala arşı azim olarak yarattı gayet uludur.

şöyle ki Yedi Kat Yerler ve Yedi Kat Gökler ve Yedi Kat ve Yedi Kat kaf dağları ki Arşı Azimin yetmiş kez yüz bin kaimesi (ayağı) vardır bunların tamamı bir kaimesi kadardır. Belki ondanda azdır.

Bu azamet ile Arşı Hak Teala yarattı arş kendini gördü ördi Yüce Azametine garre oldu (gafil oldu)

Hak teala diledi ki arşı azime kendi büyüklüğünü miktarını bildire  bir ejderha yarattı azim bir ejdeha ki yedi kerre arşı azimi kuşatıp karnı içine aldı ve başı yedi kat yerden aşağa öküzden balıktan ve balığı götüren deryadan ve deryayı içine alan kızıl yakuti kadehden ve kadehi götüren ateş küresinden ve ateş küresini götüren badı sarsardan aşağı uzanır (rüzgardan) ve rüzgarı harekete getiren ki ol ejderhanın tesbihi nefesidir. 

ol ejderhanın ağzında yedi kat cehennem vardır üç cehennem sağda dişleri arasında ve üç cehennem de sol tarafta dişleri kovuğundadır amma ki esfeli safilin o ejderhanın dili altındadır bu zikr olan cehennemlerin azameti o kadardır ki her birinin bir kapısı vardır tuli arz (bir boydan bir boya) elli bin yıllık yoldur ve her bir kapının kenarında yitmiş bin dağ vardır Ateşten dir ve her bir dağda yitmiş bin dere vardır Ateşten dir ve her derede yetmiş kez yüz bin saray vardır (7 milyon) Ateşten dir ve her bir sarayda yitmiş kez yüz bin (7 milyon) hucerat (oda) vardır ateştendir ve her bir odada yitmiş kez yüz bin
kerre yüz bin (700 milyar) azap vardır.

Ya nebiyallah ol ejderhanın ağzının sağ tarafındaki dişi kovuklarindaki üç cehennemin adları budur
Birinin adı Lazadur Yecüc Mecüc için hilkat (var edilmiş) olmuştur.
ve birinin Hutamedir azgın Yahudiler (Cühudlar) için hilkat olmuştur
ve üçüncü cehennemin adı Haviyedir kafirler için hilkat olmuştur.
Sol tarafında dişleri kovuklarında olan üç cehennem adları bunlardır
Birinin (18) adı Cahimdir şeytan için hilkat olmuştur.
ve ikincinin adı Sairdir (Ala cundu minessair) münafıklar içün hilkat olmuştur.
ve üçüncünün adı Sakardır Namaz kılmayı ibader etmeyenler içindir
ve yedinci cehennem ki dili altındadır esfeli safilindir o cehennemin deresindedir
Ya nebiyallah ol ejderhanın azametinden hiç bir şey haber vermedi kerribiyun fikr edemedi.
amma ki yedinci ķat gök firiştelerinden Salsayail  melek cevap verdi ki bir vakit Allahu tealanın emri ile cenneti cehennemi görmeye vardık cehennem müvekkelinden sual ettim ki:
Yedi tabaka cehennemi ağzına alan ejderhanın azametini tamam bilirmisin dedim
cevap verdi ki:
ejderhanın azameti şu ola
yedi tabaka cehennem ki altısı sağ ve sol dişleri arasındadır ve yedincisi ki iki dili altındadır esfeli safilin deresi o cehennem içindedir.
ol esfeli deresinin ağzında ateşten yetmiş bin dağ vardır ve o dağın her zirvesinde yitmiş bin hucerat (oda) vardır. Ateştendir ve her odada yetmiş bin asiye azap olur.
bir gün bir asinin diline bu geldi kim:
ya hafiyyel eltaf necinna mimma nehah
Arşı azimin ayağında muallak duran yeşil kudret kandilinin içindeki Nuru Muhammed (Bloğumuzda Nuru Muhammed Daveti Kaycavin bilgi mevcuttur) hakkı için bu asilere necat verip o asi bir kuhi ateşi ziri zeber et deyip niyaz edince Hak teala onun günahını afv kılıp ahir zaman peygamberi Muhammedin Sallallahü aleyhi vesellem nuru azametini yad ettiği için tüm asilerin günahını afv kılıp zebaniler emir etti cehennemden ve ejderha ağzından çıkarıp dördüncü kat gökdeki cennet kapısına iletip Rıdvana teslim ettik. Tesnim suyu (mutaffifin 27) ile yuyup Selsebil ırmagında pak edip Hak izni ile cennete koydular. Muhammedin nuru izzeti şerefine Tüm Cehennem malikleri ile secdeye
Varıp seslendik ki İlahi Seyyidi Mevlayi bizi habibin Muhammedin şefaatinden mahrum eyleme (onda Şefinin en üst derecesi vardır) deyip niyaz ettik. O vakit gördük ki o yitmiş bin zirveli ateşden dağ yerinden kopup esfeli safilin deresinin uçurumuna uçup ziri zeber olup gitti. çatırtısı ve kütürtusü yedi kat cehennemi zelzeleye verdi.

Bjndan acıyıp bu ki yitmiş bin yılda bir kerre bu ejderhaha Allahu tealayı tespih edip azameti celali ceberrütüne mesti hayran olup

Ya Hayyu Ya Aziym deyip

şiddet ile nefesini dışarı verir nefesi şiddetinden cehennem alevinde azap olan asileri ve cehennem içinde azap için duran Afarit (ifrit) ve Akarip (akrep) ve tenninleri (büyük yılan) hepsini agzından dışarı çıkarır ondan sonra dünya alemi yılları hesabınca ay ve güneş on iki burcu seyir ettiği aded-i sal (sene sayısı) yedi yıl miktarı geçtikten
Sonra

Ya Hayyu Ya Baki Ya Azim Allah  deyip

Nefesini içeri çeker nefesinin şiddeti ile yedi kat cehennem aleviyle çıkan mahlukattan ne kim var ise geri yerli yerine varıp karar eder.

Bu taķdirce o esfeli safilin deresinin ağzında göçüp ziru zeber (param parça) olan yetmiş bin zirveli ateş dağı ki esfeli safiline yuvarlanıp gitti sesi daha kesilmedi yitmiş bin kerre ejderha nefesiyle her yetmiş bin yılda bir kerre cehennem ateşinin costuğunu görmeyince o dağın çıkardığı ses kesilmedi.
ilmel yakin ve aynen yakin bildik ki esfeli safilin deresi kuyusunun derinligi yetmiş bin yıllık yol imiş.
O azim ejderhanın tamam ululuğunu biz bilemeyiz dedi.

La havle ve la kuvvete illa billahil aleyyil aziym. 
 
(hz. muhammed, selma'nın evindeyken, yirmi başı, her başında bin dili olan bir melekle konuştuğu anlatılır, bu melek hiçbir dile benzemeyen bir dille tesbih etmektedir, avuçları yedi gökten ve yedi dünyadan ( veya yerden) daha büyüktür. peygamber onun cebrail olduğunu zanneder, "ey cebrail seni daha önce hiç bu surette görmemiştim" der, melek "ben cebrail değil sarsail'im" der, "allah beni sana nurla nuru evlendiresin diye gönderdi", peygamber "kimi kimle" diye sorar, "kızın fatımayı aliyle" cevabını alır. (muhammed bin musa el harizmi'nin "el menakıb" kitabından) 
kaynak:dbaetv.blogspot.com